Page 12 - Sanat Kargo 1. Sayısı
P. 12

Rektör Hocamız

                        Prof. Dr. Erhan Özden ile Söyleşi







         Hocam müzik yolculuğuna atılmaya nasıl karar verdiniz ve bu kararınız
         nedir?


         İlkokulda bildiğimiz basit flüt, benim en iyi arkadaşımdı ama en büyük şansım
         dedemdi. Ben bağlama çalardım o türkü okurdu. Lisede konservatuvarın varlığından
         haberdar oldum. Konservatuvara gitmeye karar verdim.


         Ney yolculuğunuz nasıl başladı, ney üflemeye nasıl başladınız?



         Bir konsere gittik henüz konservatuara başlamadan önce. O konserde bir türkü
         çalıyor, neyin sesi geldi kulağıma. O beni aldı, etkilendim yani. Sonra konserin
         hemen ardından kulise daldım ben. Ney çalan müzisyene “Abi,” dedim “bu az önce
         çaldığın neydi?” Çok güzel davrandı bana. Hemen çantasından neyi çıkarttı. Sonra
         bana üfle bakalım dedi. Üfledim, üfler üflemez ses çıktı. ‘’Neyi seçmen lazım.” dedi.
         Hikaye buradan başladı. Ama üniversiteye başladım ney hocası yok! Yine baş başa

         kaldık neyimle. Dolayısıyla eğitimimi kasetlerden aldım diyebiliriz. Bu şekilde ney
         hayatım başladı.


         Türkiye’de müzik alanında yapılan çalışmalardan hangilerini takip
         ediyorsunuz? Özellikle sevdiğiniz, ilgiyle işlerini takip ettiğiniz bir sanatçı
         var mı?

         Şimdi ben üç boyutlu müzik takip ederim. Bir defa kızımın takip ettiği müzik, tabii
         şimdi onu dinlediği müzikler çok farklı. Oğlum da halk müziği ve kahramanlık
         türküleri seviyor ama ben yalnız kaldığım zaman Tanburi Cemil Bey’i açarım. İşte
         mesela rahmetli Ercüment Batanay'ın mızraplı tanburunu da çok severim. Fahrettin
         Çimenli de çok iyi çalıyor. İzzettin Ökten’in tanbur taksimlerini saatlerce
         dinleyebilirim. Klasik Türk müziği benim artık ruhuma işlemiş. Fakat tabii ki klasik
         batı müziği koleksiyonum da var. Mesela Çaykovski severim ama Rus sertliği vardır
         onda. Çünkü iklim insana yansıyor. Mutlaka Yahya Kemal İstanbullu olmasaydı acaba
         nasıl bir Yahya Kemal olurdu, değil mi?










                                                           6
                                                           9
   7   8   9   10   11   12   13   14   15   16   17