Page 6 - Sanat Kargo 1. Sayısı
P. 6
Çağımızın Yaman Çelişkisi
Basit bir çakıl taşı ile çizilip bir yaprağın rengiyle boyanan, her gün
yürüdüğümüz kaldırıma çizilen bir resim sanat olarak ele alınabilir mi? Benim
nezdimde evet, bir sanat olarak ele alınabilir. Peki bu çizim, bir sergide, en
gösterişli tablolar içinde yer alan bir tuvalde olup, insanlar tarafından
ziyarete gelinen bir eser olsaydı? Çoğumuz bu sergideki esere ilgi duyardı.
Bir sokak çalgıcısını düşünelim. Bu durum bu konuda da aynı şekilde
nüksetmektedir. Sokakta, imkanları yetersiz olan bir müzisyenle, yeterli
imkanlara sahip olan, sahne ışıkları altında icrasını yapan müzisyeni de aynı
şekilde değerlendirip ödüllendirmek gerekir mi?
Yakın tarihte sanatçılara verilen ödüllerin de bu konuyla bağdaştığını
düşünmekteyim. Bir işin, çokça talep ve ilgi görmesi onun kaliteli olduğu
anlamına çoğu zaman gelmediği kanaatindeyim. Günümüz dünyasında çoğu
sektörde olduğu gibi her işin çabucak halka ulaşması sonucunda, hızlı
tüketildiği bir gerçek. Bu gerçekten sanatta nasibini alıyor. Son zamanlarda
bazı ödül törenlerinde, halkın oy verdiği ünlü yüzler, şarkıcılar, oyuncular
ödül aldı. Peki bu ödüller sanata mı veriliyor yoksa popülerliğe mi işte asıl
çelişkide burada.
Gerçek sanatçılar hep nadirdir ve çok değerlidir. Aksi olsaydı iletişim
imkanlarının kısıtlı olduğu bir dönemde Anadolu’nun bir köyünde kaybolup
gitmez miydi ve adını altın harflerle yazdırmaz mıydı gönlümüze büyük ozan
Aşık Veysel…
Günümüz kültüründe bir anda parlayan bir kişi ya da eser kısa bir süre sonra
birer birer yok olup gitmektedir. Reklamı ve ulaşılabilirliği çok olan ürün
daha fazla bilinip, alıcı buluyor. Sonuç olarak, popüler olmakla kalıcı gerçek
bir sanatçı olmak arasındaki farkta böyle bir şey olsa gerek. Bu noktada sanat
sanat için midir yoksa halk için mi sözünün bir kez daha düşünülmesi
gerektiğine inanıyorum.
Hazal Baş
3

