Page 16 - Müzik ve Sanat Dergisi
P. 16

Bu film,
                                     Kimbilir hangi düş ülkelerinden
                      Yüreğinde hemşehrilikler bulunduğuna inandığımız  maket sayesinde verirler. Yakın çekimleri ise kendi icat ettikleri
              Sinemanın şövalye ruhlu çocuklarına yazılmış bir mektuptur…  mercek görevi gören bir makine ile gerçekleştirirler. Etrafı alü-
                                                               minyum bir parça ile sarılı, ortasında boşluk olan iki cam par-
                                                   Optik Düşler  çasının içerisine su doldurarak mercek görevi gören ve dikiş ma-
                                                               kinesi motoru ile çalışan bir makinedir bu. Hatta daha sonra bu
                                                               makineye ses kayıt özelliği de ekleyerek TUBİTAK Liselerarası
         1960’larda Kütahya’nın Tepecik Köyünde başlayan bir hikaye. 10   Proje Yarışmasında  birincilik  kazanır  İsmail  Mutlu.  Resimleri
         yaşlarında bir çocuk, okuluna gelen gezici bir sinema sayesinde si-  gımıldatmakla başlayan bu hikaye, İsmail için ise makine mü-
         nema makinesi ile tanışır. Alaaddin’in Sihirli Lambası gibi büyüler   hendisliğine uzanır.
         onu  resimleri hareket ettiren bu makine , onun deyişiyle gımıldatan.
         O günden sonra düşündüğü tek şey resimleri gımıldatmaktır. Bunun   Onlar aslında sinemayı köylerinde yeniden icat etmişlerdir. Hatta
         için yakın arkadaşı İsmail ile sinema makinesi yani gımıldak yapma-  Ahmet Uluçay bir konuşmasında “Sinemayı Edison ile Lumiere
         ya koyulurlar. Ordan burdan topladıkları                                    Kardeşler  bulmasaydı  mutlaka  İs-
         malzemeler ile tahtadan bir makine yapar-                                   mail’le biz bulurduk.” der. Onların-
         lar.  Makineleri  olduğuna  göre  şimdi  sıra                               ki öyle bir sevdaydı ki Ahmet Uluçay
         beyaz  perdededir.  Bu  defa  etraftan  film                                ortaokulu yarım bıraktı ancak dün-
         parçacıkları toplar ve birleştirdikleri film-                               ya  klasiklerini,  yerli  edebiyatı  oku-
         ler ile köy halkına film gösterimleri yapar-                                du, imkan buldukça film izledi, ünlü
         lar.  Çocukluğunda  peliküller  ile  oynayan                                ressamların resimlerini çizdi, şiirler,
         bir  çocuğun  hikayesi  tabii  ki  yönetmenli-                              hikayeler  yazdı,  kendisini  geliştirdi.
         ğe uzanacaktır. Resimleri hareket ettirme                                   Ailesi  tüm  bunlara  karşıydı.  Baba-
         heyecanıyla yanıp tutuşan bu çocuk artık                                    sı  ile  arasında  küslüğe  neden  olan
         yönetmen Ahmet Uluçay’dır.                                                  sinema  yapma  arzusu,  babasının
                                                                                     ölümüne kadar sürdü. Babası, para
         Çocuklukta başladığı sevda ömrü boyunca yoldaşı oldu. Arkadaşları   kazanabileceği işler yapmasını istediğinden kamyon şoförlüğü ve
         İsmail(Mutlu) ve Recep(Akarsu) ile “Tepecik Köyü Arkadaş Sinema   inşaat işçiliği yaptı. Ancak sinema tutkusu içinden hiçbir zaman
         Grubu”nu kurdu film çekmeye başladı. Ahmet Uluçay ilk kısa filmi   kaybolmadı. Sinema dışında hangi işe el atsa olamadı 40 yaşından
         “Optik Düşler”i 1993 yılında Almanya’da yaşayan bir gurbetçiden   sonra film yapmaya başladı.
         aldıkları eski bir betamax kamera ile çekti.
                                                               1993 yılında çektiği ilk filmi Optik Düşler, film festivallerinden
         Üç arkadaş ilk kısa filmlerinde imkansızı başardı. Ellerindeki ka-  birçok ödül aldı. Kısa filmlerin devamı gelmeye başladı : Koltuk
         mera, kayıt özelliği olmayan ancak 220 volt elektrik ile çalışabilen,   Değneklerinden Kanat Yapmak, Minyatür Kosmos’da Rüya, İnci
         o zamanın şartlarında dahi eski sayılabilecek bir kameradır. Araba   Deniz Dibinde, Epileptic Film, Uzun Metrajın Resmi, Exorcise.
         aküsünden yararlanarak elektrik akımını 220 volta çeviren bir alet   Tüm filmleri ödülle döndü yarışmalardan. En büyük hayali uzun
         yaparlar.                                             metraj film çekebilmektir. Bunun için kapı kapı dolaşır, yapımcı
         Kamera,  elektrikle  çalıştığı  için  hareket  ettirilemez,  bu  yüzden   arar. Nihayetinde 2002 yılında hayali olan ilk uzun metraj filmi
         yakın ve dış çekimleri yapmak zor olur. Ancak bunun da çaresini   çekti: Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak.
         bulurlar. Köyün maketini yaparlar ve bazı dış çekim etkilerini bu
    16
   11   12   13   14   15   16   17   18   19   20   21