Page 168 - Milletlerarası Sempozyum Bildiri Kitabı
P. 168
ve gelişmiş, en çarpıcı örneklerini XVI., XVII. ve XVIII. yüzyıllarda İstanbul yazmalarıyla
sunmuştur. İlk olarak Anadolu'da evrimleşen yazmacılık, Türk toplumunun özgün sanat anlayışıyla
biçimlenmiş ve Türk kültürünün ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Bu sanatın XVII. yüzyılda
saray eşyaları arasında bile yaygın olarak kullanıldığı görülmektedir.
Görsel 9. Sarı Yazma, Kaynak: URL 10.
“Eskiden beri tipik ve bölgesel bir örnek olarak Tokat’ta yapılagelen yazmalar, motif ve
desenlerinin ilginçliği ile bu yöreyi, yazmacılık sanatı ile uğraşanların merkezi haline getirmiştir.
Tokat yazmalarına çoğunlukla koyu renkler hâkimdir. Kırmızının koyu tonları, bordo, patlıcan
moru, koyu kahve gibi. İstanbul yazmaları renk açısından daha zengindir. En çok kullanılan renkler:
sarı, bordo, güvez, lâcivert, mavi, pembe ve tarçın renkleridir. Kastamonu ve çevresinde uygulanan
yazmacılık sanatına ise tamamen siyah-beyaz hâkimdir” (Kaya, 1972).
“Karadeniz Bölgesi’nde Kastamonu yazmalarında siyah ve beyaz rengin hâkim olduğu,
siyah renk kullanımının geleneksel bir hale geldiği görülür. Kompozisyonları genellikle daireseldir.
Özellikle geyik, at, kuş, horoz figürlerine fazlaca rastlanmaktadır. Bazen hayvan figürlerinin hâkim
olduğu yazmaları Ankara dolaylarında da görmek mümkündür. Karadeniz Bartın bölgesinde yapılan
yazmalarda da genellikle siyah veya beyaz zemin üzerine renkli iri çiçek motifleriyle bir yerleştirme
tarzı görülür” (Karoğlu, 1999)
Görsel 10. Taş Baskı Tekniği Uygulaması. Kaynak: Yazar Arşivi
Taş baskı süreci oldukça detaylı ve özen gerektiren bir el sanatıdır. Baskının yapılabilmesi
için düz ve yumuşak bir zemin gereklidir. Bu nedenle baskı yapılacak masa üzerine önce keçe serilir.
Keçe, kumaşın boyayı daha iyi emmesine yardımcı olur, kumaşın bombe yapmasını engeller ve
kalıbın daha iyi oturmasını sağlar. Keçenin üzerine, kirlenmesini önlemek için başka bir kumaş
serilir ve üzerine baskı yapılacak kumaş yerleştirilir. Kumaş üzerine basılacak desene uygun bir
kalıp hazırlanır. Bu kalıp boyaya batırılır, fazla boyanın akmasını engellemek için bir defa sıkılır,
ardından kumaşın üzerine yerleştirilir. Kalıp kumaşın üzerine yerleştirildikten sonra, üzerine 3-4
defa yumrukla baskı yapılır. Bu işlem, desenin kumaşa aktarılmasını sağlar. Baskı işlemi
tamamlandıktan sonra ürünler kurumaya bırakılır. Yaz aylarında güneşte kurutulan ürünler, kışın ise
sobalı bir ortamda kurutulur. Baskılı kumaşlar yıkanır ve desenlerin daha kalıcı olması için yıkama
suyuna bir miktar amonyak eklenir. Yıkanan ve kurutulan ürünler ütülenir ve son olarak geleneksel
Kastamonu yöresine özgü tırnak bağı ile tamamlanarak kullanıma hazır hale getirilir.
Bu özel taş baskı kalıplarının Kastamonu’nun Küre ilçesindeki ustalar tarafından yapıldığı
bilgisi, bu sanatın yerel bir geleneğe dayandığını ve uzun yıllar boyunca ustalık gerektiren bir beceri
haline geldiğini göstermektedir. Bu geleneksel sanat, Kastamonu yöresinin kültürel kimliğine
önemli bir katkı sağlar. “Bugün Kastamonu Müzesi’nde iki yüzü aşkın yazma ve taş baskı kalıbının
muhafaza edildiği bilinmektedir. Geleneksel yöntemlerle yazma üretimi yapan ve yazmacılık
132

