Page 511 - Milletlerarası Sempozyum Bildiri Kitabı
P. 511
Giriş
Tarihi dönemlerde ticaret ve ekonomik gelişmelerin arttırılması ve tüccarların güven
içerisinde işlerini yapabilmeleri adına kervansaray ve han gibi ticaret mimarisi yapıları inşa
edilmiştir. Bu yapılar yaşam koşullarının, geleneklerin, yapım tekniklerinin ve toplumsal
ihtiyaçların değişimi karşısında çehreleri değişmiş olsa bile geçmişte nasıl bir çevre içinde
yaşamın sürdürüldüğünü gösteren, korunması gereken kültürel ortak unsurlardır.
Taşınmaz kültür varlığı olan bu yapıların asli fonksiyonlarını sürdüremez noktaya
geldiklerinde terk edilmelerine ve hızlı bir tahribat sürecine girdiklerine şahit olmaktayız. Tarihi
mekanları kentlere ve kentlilere yeniden kazandırmaları, onlara yeni fonksiyonlar yükleyerek
canlanmaları, gelişmeleri ve ıslahları sağlanmaktadır. Bu durum sadece sosyo-kültürel ve
ekonomik bir kazanç değildir ( Koçan, 2011, 130 – 137). Bu mekanlar kullanıcılar tarafından
yoğun ilgi çektiğinden tarihi dokuya sahip çıkma ve kentsel koruma bilinci oluşturma yönünden
kentler için kazanılan bir değer anlamına da gelmektedir.
Toplumun zaman içerisinde değişen ihtiyaçları doğrultusunda, kervansaray ve hanların
bir kısmı; otel, restoran, yöresel ürünlerin satıldığı alışveriş mekanları vb. işlevler ile yeni bir
boyut kazanmışlardır. Çağdaş bir anlayışla bölgesel faktörleri göz önüne alarak tarihi mekânların
doğru amaca hizmet etmelerini hedefleyen projeler bu anlamda başarı sağlayabilmişlerdir. Ancak
restorasyonu tamamlanan, yeni işlevle kullanılmayanların ise süreç içinde kendiliğinden tahrip
olduğu da bilinmektedir. Bu mekânlar, yeni işlevle yaşam bulup, söz konusu mekânı kullanan
kimselerin kentin geleneksel sanat ve mimarisini tanımalarına ve kentin insanla ve sanatla ilişki
kurmasına da katkı sağlamaktadır (Yeşilbaş, 2014, 66).
Çalışmada, Anadolu’da tarihi öneme sahip kentlerde işlev değişikliği ile yeniden
kullanıma sunulan kervansaray ve hanlardan örnekler verilecektir. Söz konusu tarihi kentlerde
ihtiyaç doğrultusunda önceki işlevinden farklı olarak günümüzde kentlilere sundukları yeni
işlevleri üzerinde durulmuştur. Anadolu’nun farklı şehirlerinden seçilen dört adet kervansaray ve
beş adet de han yapısı çalışmaya dahil edilmiştir. Örneklerin kısaca tarihi ve mimari özellikleri ile
yeni işlevleri ve bu işlevlerin adaptasyon ve sosyokültürel sürdürülebilirlikleri yorumlanmıştır.
Yapıların yeni işlevleri ile kentte ve kentte yaşayanlara tarihi kent bilinci çerçevesinde sağladığı
katkı irdelenmiştir.
Bildirideki amaç, kervansaray ve hanların kentin yaşam merkezine kattığı hareketlilik
veya kentin ticaret potansiyelinin merkez noktadan bu binalara aktarılması konusunda nasıl bir
katkı sağladığı ortaya konulmuştur. İşlevsellik bağlamında işin uzmanlarının dikkatini kültürel
dönüşümün önemine ve gerekliliğine çekmektir.
Kervansaray ve Hanlardan Örnekler
-Konya Dokuzun Hanı
Konya-Akşehir güzergâhında yer alan kervansaray, bugünkü Konya-Afyon karayolunun
24. km’sinde Şadiye Köyünde bulunmaktadır. Hanın yıkılmış olan avlu kısmının taç kapısı
üzerinde olduğu varsayılan alçak kabartma olarak altı satır halindeki kitabe bugün üç parça halinde
kapalı kısım taç kapısı üzerinde yer almaktadır (Özdemir, 2022, 316). Kitabesinde yapının 1210
senesinde II. Kılıçarslan oğlu Keyhüsrev’in hükümdarlığında Emir-i İğdişan Hacı İbrahim b. Ebu
Bekr tarafından Mimar Osman’a yaptırıldığı belirtilir (Karpuz, 1996, 141-149; Baş, 1998, 60-69;
Bektaş, 1999, 84). Dokuzun Hanı, eş genişliğe sahip kapalı ve açık kısmı bir arada bulunan
kervansaray gruba girer. Kapalı kısmı üç tonozlu olan hanın açık kısmı da yaklaşık aynı
büyüklüktedir.
Kervansaray, 19. yüzyılın sonlarında karakol olarak kullanılmıştır. Yapı, 1990’lı yılların
başlarında gerçekleştirilen kazı ve temizlik çalışmaları sonucunda Vakıflar Genel Müdürlüğünce
restore edilmiştir. Güneyinde bir köprü ile batısında bir çeşme bulunan hanın, lokanta olarak
kullanılmasına yönelik, etrafına mekânlar yapılmış olmakla birlikte günümüzde
kullanılmamaktadır. Modern ve geleneksel yapım tekniklerinin bir arada başarılı bir biçimde
sergilendiği bu proje, kent merkezine uzak bir noktada yer almasından kaynaklı yeni işlev de
sürdürülebilir olmamıştır.
475

