Page 434 - Milletlerarası Sempozyum Bildiri Kitabı
P. 434
museum were taken. Inventory books related to the works were examined, necessary information
about the works was obtained from museum officials and this information was transferred to the
observation form. The information obtained at the end of all these processes was analyzed and a
conclusion was tried to be reached.
Keywords: Socks, Knitting, Turkish Culture.
1.Giriş
Bu araştırmanın konusu “Konya A. R. İzzet Koyunoğlu Müzesinde Bulunan El Örgüsü
Çorap Örneklerinin İncelenmesi’’ olarak belirlenmiştir.
Türk el sanatları içinde önemli bir yere sahip olan el örgüsü çorapların malzemesi ve her
biri ayrı anlam taşıyan motifleriyle başlı başına bir araştırma konusu olduğu ortaya çıkmaktadır. 19.
yüzyılın ikinci yarısından önce makineleşmenin başlamadığı dönemde çorapların hemen hemen
tümünün elde örüldüğü bilinmektedir. Gelenekselliğini koruyan yörelerde günümüzde halen elde
örülmeye devam etmektedir (Anonim, 1986, 2779).
Anadolu’da çorabın, keçe ve örme olarak iki farklı teknikte üretildiği bilinmektedir.
Çorapların ilk örnekleri keçe çorap olmasına rağmen en çok örme çorap yapıldığı görülmektedir. El
örgüsü çoraplar; burun, taban, topuk, bileklik, konç ve başlık kısımlarından meydana gelmektedir
(Akpınarlı, 2022, 18).
Maddi kültür varlıklarımız içinde ayrı bir yeri olan olan el örgüsü çoraplar geçmişten
günümüze geleneksel giysi kültürünün bir parçası olarak karşımıza çıkmaktadır. Araştırmalar
sırasında elde edilen verilere göre çorap örücülüğü, Anadolu’nun birçok yöresinde gelenek ve
göreneklere bağlı kalınarak çeyiz geleneği içerisindeki önemini korumaya devam etmektedir.
Yörelere göre farklılık göstermekle birlikte bir genç kızın çeyizinde 20-30 adet örgü çorap ve patik
(konçsuz çorap) bulunduğu görülmektedir.
Bu araştırma 17 Mart 2017 tarihinde Ahmet Rasih İzzet Koyunoğlu Müzesinde yapılan
araştırmalar sırasında ulaşılan çorap örneklerinden oluşmaktadır. Araştırma sırasında çok sayıda el
örgüsü çorap incelenmiş, 10 adet çorap örneği araştırma kapsamına alınmıştır.
Araştırmanın amacı; Ahmet Rasih İzzet Koyunoğlu Müzesinde bulunan el örgüsü çorapları
inceleyerek bu örnekleri tanıtmak, günümüzde kaybolmaya yüz tutmuş, örücülük alanının bir dalı
olan, plastik değere sahip, el örgüsü çorapların sürdürülebilirliğini sağlamaktır. Araştırmanın bir
diğer amacı; müzede bulunan örneklerle ilgili bir katalog oluşturarak, bu örneklerin belgelenmesine
katkıda bulunmaktır. Bununla birlikte günümüzde değişen giyim kültürüne bağlı olarak önemini
yitiren çorap örücülüğüne tekstil sektörünün dikkatini çekmek amaçlanmaktadır.
Bu çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sırasında ilk olarak el örgüsü
çoraplarla ilgili kaynaklar gözden geçirilerek literatür taraması yapılmış ve konu ile ilgili her türlü
kaynak incelenmiştir. Bir sonraki aşamada çorapların özelliklerini kayıt altına almak açısından
gözlem formu oluşturulmuş ve müzede bulunan el örgüsü çorapların fotoğrafları çekilmiştir.
Eserlerle ilgili verilere ulaşmak için envanter defterleri incelenmiş, müze sorumlularından araştırma
kapsamına alınan eserlerle ilgili gerekli bilgiler alınmış ve bu bilgiler gözlem formundaki ilgili
alanlara kaydedilmiştir. Tüm veriler elde edildikten sonra bu bilgiler analiz edilerek sonuca
gidilmeye çalışılmıştır.
2.El Örgüsü Çorapların Genel Özellikleri
Farklı kaynaklarda çorap;
Farklı ipliklerden örülerek, ayağı ve bacağın bir bölümünü sıkıca saran giyecek (Anonim,
1993, 582).
Ayağa geçirilerek baldırın yarısına ya da dize kadar çıkarılan örgü ayak giysisi (Anonim,
1986, 2778).
Dış etkenlerden korunmak, aynı zamanda giysiyi tamamlamak için ayağa giyilerek,
baldırın yarısına veya dize kadar çıkarılan bir tekstil ürünü (Soysaldı vd. 2018, 1202) şeklinde
tanımlanmaktadır.
Örgü sanatının tarihi çok eski çağlara dayanmaktadır. En eski örgü örneklerinden biri Yale
Üniversitesi’nin Suriye de yaptığı araştırmalarda ortaya çıkarılan Araplara ait konçlu bir çorap
örneğidir (Atay, 1987, 31).
Bilindiği üzere Türklere ait ilk tarihi belgeler Orta Asya da yapılan arkeolojik kazılarda
ortaya çıkmıştır. M.Ö. 7. ve 8. yüzyıl arasında Orta Asya’da yaşayan Hunlar’a ait Pazırık
kurganındaki buluntular arasında konç kısmı koç boynuzu motifleri ile süslü yün çoraplar yer
almaktadır. Bu örnek örgü sanatının Asya Türkleri arasında da gelişmiş olduğunu ortaya
koymaktadır. Orta Asya buluntularından sonra bilinen en eski örgü örnekleri eski Mısır mezarlarında
bulunmuştur. Baş parmağı ayrık bir şekilde olan kırmızı yün çoraplar bugün Londra da Victoria and
398

