Page 41 - Müzik ve Sanat Dergisi
P. 41

MADALYA REKORTMENİ



                                                                               “2007  yılında  sadece  Abdullah  Öz-
                                                                               türk’tü,  bugün  Paralimpik  Oyunlar
                                                                               Şampiyonu  Abdullah  Öztürk  oldu.  O
                                                                               bir madalya rekortmeni, sayısız dünya
                                                                               ve Avrupa şampiyonluğunun yanında 2
                                                                               Olimpiyat madalya sahibi bir sporcu...
                                                                               O engelleri aşmadı, tüm diğer sporcu-
                                                                               lar  gibi  zafere  inandı,  rakiplerinden
                                                                               daha  fazla  çalıştı,  kazandı.  Kazandı-
                                                                               ğı  başarılarla  birçok  kez  gururumuz
                                                                               oldu.  Milyonlara  ilham  veren  milli
                                                                               sporcu Abdullah Öztürk, hikâyesini ve
                                                                               hedeflerini anlattı.



                                                                                       ‘’Avrupa’da

                                                                                      sporcular 3
                                                                                   saat biz 6 saat
                                                                                      antrenman

                                                                                       yapıyoruz”


                                                                                Spora nasıl yöneldiniz profesyo-

                                                                                 nel olarak bu mesleği yapmaya
                                                                                      nasıl karar verdiniz?

                                                                                Ankara’da yatılı okuyordum, tekerli san-
                                                                                dalye ile basketbol oynayanlar vardı, on-
                                                                                lara özenerek başladım diyebilirim. 2008
                                                                                yılında  Avrupa  şampiyonasında  Avrupa
                                                                                ikincisi  olduk.  Okulum  devam  ederken
                                                                                masa tenisi ile tanıştım. Okulumuzda kı-
                                                                                rık  masa  vardı,  her  öğrenci  gibi  boş  za-
                                                                                manlarda hobi amaçlı oynuyorduk, masa
                                                                                tenisini de çok seviyordum. Bir hafta sonu
                                                                                milli  takıma  İlhami  Kılınçkaya  hocamız
                                                                                okulumuza  geldi  bir  proje  yapıyormuş.
                                                                                Hocamız geldi yeni bir jenerasyon yarata-
                                                                                cağım sizleri dünyanın en iyisi yapacağım
                                                                                dedi.


                                                                                1 ay sonra Türkiye şampiyonasına gittik.
                                                                                Türkiye şampiyonasından 6 ay sonra Av-
                                                                                rupa  şampiyonasına  götürdü.  Avrupa’yı
                                                                                görene kadar kendimi en iyi oyuncu zan-
                                                                                nediyorum. Bırakın maçı almayı, set ver-
                                                                                miyorlardı. Eyvah dedik bizim kat edece-
                                                                                ğimiz daha çok yolumuz var. 2007 yılında
                                                                                kurulan  o  jenerasyon,  16  -  17  yaşındaki
                                                                                çocuklar  ülkemizi  temsil  etti  ve  şu  anda
                                                                                meyvelerini yiyoruz. Avrupa’da dünyada
                                                                                masa  tenisi  1950’li  yıllarda  başladı,  biz
                                                                                2020’de  başlıyoruz.  Onlar  şimdi  3  saat
                                                                                antrenman  yapıyorlar  günde,  biz  6  saat
                                                                                yapıyoruz.”


                                                                                                                   41
   36   37   38   39   40   41   42   43   44   45   46