Page 584 - Milletlerarası Sempozyum Bildiri Kitabı
P. 584
1. Giriş
İnsanoğlu ilk yaşam serüvenine başladığında, kendisini korumak için mağaralara sığınmış, günlük
yaşamdan etkilendikleri olayları sert cisimlerle mağara duvarlarına kazıyarak, oyarak ve el resimlerini oluşturmak
için boya püskürtme gibi yöntemler kullanarak görseller oluşturmuştur. Arkeolojik araştırmalar neticesinde
bulunan bu görsellerin, resim sanatının ve resim yapma tekniklerinin oluşmasına zemin olabileceği
düşünülmektedir. Ahşap baskı sanatını ilk kullanan medeniyetlerin Babil ve Mısırlılar olduğu, mühür olarak
kullanmak için, şekillerin ahşap üzerine oyulduğu bilgisi kaynaklarda yer almaktadır (Kılıç, 2012, 2). Sümer
silindir mühürleri de baskı sanatının erken örneklerinden sayılabilir. Bu mühürler için yumuşak ve taş mineraller
(kireç taş, siyah taş, lacivert taş, hematit, steatit, vb.) kullanılmıştır. Silindir mühürler yumuşak kil üzerinde
döndürülerek baskı işlemi gerçekleştirilmiştir (Bkz. Görsel 1) (Şen Akkaş, 2017, 13).
Görsel 1. Mezopotamya Kireçtaşı silindir ve Görsel 2. Wang Jie, Diamond Sutra kağıt üzerine
baskısı, Louvre Müzesi, Paris. mürekkep, British Library, 868, Londra.
Kaynak: (Şen Akkaş, 2017, 13). Kaynak: (Şen Akkaş, 2017, 14).
Ahşap baskılar, ilk zamanlarda, kumaş üzerine desenler yapmak, oyun kartları üretmek, dinsel metinler
ve imgeleri çoğaltmak için; sonra, 7.ve 8. yüzyılda basılan ahşap mühürlerde, kitapların içindeki resimlerin
basılmasında kullanılmış ve sanatsal nitelikler görülmeye başlanmıştır. Resim etkisindeki tarihli ilk ağaç baskı,
M.S. 868 yılında Wang Chieh tarafından basılan Diamond Sutra’dır (Bkz. Görsel 2) (Şen Akkaş, 2017, 14).
Budist rahiplerin Budizm’i yaymak için kullandıkları ağaç kalıplar, Hindistan üzerinden İtalya’ya, oradan
da tüm Avrupa’ya yayılmıştır (Kılıç, 2012, 28). İtalya’ya 1270, Fransa’ya 1370, Almanya’ya da 1453 yıllarında
ulaştığı tahmin edilmektedir. Bu üç ülkenin karşılıklı sanatsal ve kültürel etkileşimi, baskının da gelişimini
sağlamıştır (Bkz. Görsel 4). 15. yüzyılda yaygınlaşan tahta baskı sanatı; Albert Dürer’in de yeteneklerini ortaya
çıkarmıştır (Bkz. Görsel 3) (Kıran, 2016, 57).
Görsel 4. ‘İsa Zeytindağında’, Ağaçbaskı, 15.
Görsel 3. Mahşerin dört atlısı, Ahşap Baskı, 39.9 x yüzyılın ilk yarısı.
28.6 cm, Staatliche Kunsthalle, Karlsruhe, Kaynak: (Kılıç, 2012, 30).
Almanya.
Kaynak: (https://www.pivada.com/albrecht-durer-
mahser).
Baskıresim, İtalya’da “stampa”, Fransa’da “estampe”, İngiltere’de “print/printmaking” ve Almanya’da
“originell druckgraphik” sözcükleri ile tanımlanmış, Türkiye’de ise 1970’lerde baskı resmi “gravür” veya “kazı
resim” olarak ifade edilmiştir. Etimolojisi, “Fransızcadan ‘gravure’ sözcüğüne dayanan gravür terimi, “kazıma
yöntemi kullanarak kalıp hazırlama ve bu kalıp ile kâğıt vb. yüzeylere resim yapma sanatı” manasına gelmektedir
(Tarlakazan, 2016, 528).
Araştırma kapsamında iki farklı kültürde yüksek baskı olarak nitelendirilen ağaç baskı sanatının
incelenmesi yapılarak, benzerlikleri ve ayrıştığı noktaların belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçtan hareketle, Türk
ve Japon kültürü, zengin sanat geçmişleri ile kültürel farklılıkları dikkate alınarak araştırmanın konusunu oluşturan
iki farklı kültür olarak seçilmiştir.
Yapılan çalışmanın metodolojisini, araştırmaya en uygun olan nitel araştırma yöntemi oluşturmaktadır.
Araştırmanın amacına uygun olarak, iki kültürdeki sanat formunun kullanımının karşılaştırmalı olarak incelenerek,
benzerlik ve farklılıklarının ortaya konmasının bir yolu olarak, nitel araştırma yöntemleri altında gösterilebilen
doküman analizi ve gözlem yöntemleri kullanılmıştır. Öncelikle alanyazın taraması yapılarak bu konudaki bilimsel
548

