Page 146 - Milletlerarası Sempozyum Bildiri Kitabı
P. 146
zengin bir etnografik çeşitliliğe sahip eşyalarından yalnızca taşıyabilecekleri kadarını yanlarına
alabilmeleri günümüzde az sayıda örneğe ulaşabileceğimiz bir sınırlılık doğurmuştur. Etnografik
değere sahip bu eşyalar içerisinde özellikle Türk kültür tarihimizin en önemli eserlerinden Halı,
Kilim ve Diğer Düz Dokuma örnekler neredeyse yok denecek kadar az, ulaşılabilenler ise eşya
taşıma amacı ile üretilmiş heybe, çuval ve döşek kiliminden oluşmaktadır.
Günlük yaşamın bir gereği olarak insanlar giysilerini, erzaklarını, yine dokudukları
heybelerde, çuvallarda, taşımışlardır. Bugün hala dokumacılık merkezlerimizde depolama ve taşıma
amaçlı bu dokumalar üretilmekte ve günlük yaşamının içerisinde yer almaya devam etmektedirler.
Torba ve heybe dokuma geleneği Anadolu dışında Orta Asya’da yaşayan Türk Cumhuriyetlerinde,
balkanlarda ve diğer akraba Türk boylarında da görülmektedir. Çoğunlukla horjun, horcun, korcun
olarak bilinen bu dokumalar çözgü yüzlü cicim tekniğinde dokunmaktadır. (Ölmez, Etikan, 2014,
58). XIV ve XVI. yüzyıllarda Anadolu’dan göç eden Osmanlı Türklerinden Naldöken, Tanrıdağı,
Ofcabolu, Vize, Kocacık Türkmenleri ve Tatar Türkleri Balkanlarda yerleşim merkezleri
kurmuşlardır. Halen Türkçe adlarla anılan bu merkezlerde tarım ve hayvancılığın yanı sıra halı-
kilim, aba, şayak gibi yünlü dokumalar gelişmiştir. Şarkoy, Bulgaristan ve çevresine bakıldığında
Türk kilimleri konusunda yapılan araştırmalardan da anlaşılmıştır ki Anadolu’daki dokuma kültürü
hemen her bakımdan benzer özelliklerle Balkanlarda da karşımıza çıkmaktadır. (Soysaldı, 2018,
69).
Heybe ve çuval dokumaları buğday, un gibi yiyecekleri saklamada ve taşımada kullanmak
için dokumuştur. Anadolu’nun birçok yerinde dokunan çuval dokumaların yöresel farklılıklar
olmakla beraber atkısında yün, deve yünü, çözgüsünde ise çoğunlukla keçi kılı kullanılmıştır. Keçi
kılı dokumalarda, genellikle siyah ve kahverengi, nadiren de beyaz ve gri olan kendi doğal rengi ile
yer almaktadır. Taşımada kolaylık olması amacıyla çuvalların kenarlarına kolan dokumadan “kulp”
adı verilen saplar dikilmektedir. Birçok yörede “alaçuval” olarak adlandırılan ve ön yüzü renkli
motiflerle bezeli çuvallar daha çok çeyiz taşıma amaçlı ve evlerde elbise çuvalı olarak
kullanılmaktadır. Bazı örneklerde süsleme az olsa da genellikle dokumanın ön yüzeyinde cicim, zili,
sumak gibi dokuma teknikleriyle bezemeler yer almaktadır. Bazıları ise tamamen desensiz
dokunmakta ya da yüzeyde farklı renkte şeritlerin (çubuk ya da yol) oluşturduğu desenler
görülmektedir. Bu çuvallar genellikle tahıl, un gibi gıda ürünlerini taşımada ve saklamada
kullanılmaktadır (Kılıçarslan vd. 2016, 1132).
Bu çalışmada, Türk Dokuma kültüründe çokça karşılaştığımız müzede sergilenmekte olan
heybe ve çuval örnekleri incelenmiş teknik, malzeme ve dönem etkileri üzerinde durulmuştur.
Fotoğraf 2. Heybe
Müzede sergilenen dokuma, 43x 43 cm boyutunda olup, kilim tekniği ile dokunmuş bir
örnektir. Sahibi ve tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte yapısal bütünlüğünü korumakta ve yer
yer yıpranmalar görülmektedir. Atkı ve çözgü iplikleri Tek kat bükümlü keçi kılı ve yünden oluşan
tek parça dokuma, ikiye katlanarak heybe formu oluşturulmuştur. Çubuklu denilen ortalama 3,5 cm
9 adet farklı renkte şeritten oluşan bir kompozisyona sahip heybede yünün doğal rengi (gri, krem ve
110

