Page 223 - Milletlerarası Sempozyum Bildiri Kitabı
P. 223
Key Words: Traditional Arts, Contemporary Turkish Art, Identity Problem
Giriş
Kültürel ve imgesel olguların sanatsal yaratılar haline gelebilmesi insanların içinde
yaşadıkları coğrafyanın ve kültürel edimlerin sunduğu olanaklar çerçevesinde mümkün
olabilmektedir. Dolayısıyla her türlü sanatsal üretimler geçmişten gelen bir bağla mümkün
olabilmektedir yani toplumların tarihi süreç içerinde yaptıkları estetik ürünler gelecekte yapacakları
üretimlere etki etmekte, dolayısıyla içinde yaşanılan an itibariyle ortaya koydukları sanatsal
yaratımlar gelecekte yapılacak sanatsal yaratımlara kapı açmaktadır. Zira sanatçı ait olduğu kültürel
birikimlerle paralel olarak sanat üretebilen yapabilen kişidir. Ancak sanatçı bireyin ortaya koymuş
olduğu üretim, düşünsel ve uygulama sürecinde, kullanım olanakları hakkında yeterli bilgiye sahibi
olduğu malzemenin kendisine sunabildikleriyle orantılı olarak hayata geçebilmektedir. Keza ortaya
konulan plastik, ritmik, fonetik ya da tüm bunların karma formu olan yaratı, sanatçının kendini ifade
etme tercihi ve yetisiyle alakalıdır. Fakat içinde yaşanılan sürecin ve konjonktürün etkisi nedeniyle
sanatsal yaratı üretiminde kullanılan kimi malzemelerin, tasarım unsurlarının ve biçimlerin geçmiş
dönemlerde kullanılan her türlü malzeme ile olan ilişkisi, ortaya çıkan yaratının geleneksel veya
modern gibi isimler ile anılmasına da neden olmaktadır. Öte yandan hem sanat yaratımı hem de
kültürel bir bakış olarak geleneksel diye adlandırılan tüm olgu ve algıların çağdaş dünyada doğru
bir şekilde algılanabilmesi, içine tarihi süreçlerini de alacak boyutta, doğru bir sentez iradesinin
irdelenmesiyle mümkün olabilmektedir.
Geleneksel olarak adlandırılan ve geçmiş ile kurulmuş bağı nedeniyle çoğunlukla da
dışlanan sanatsal yaratım süreçlerinin köklü bir geçmişin ürünü oldukları tartışılmaz bir gerçektir.
Lakin her sanatsal ya da düşünsel üretimin içinde yaşanılan anın ürünü olduğu gerçeği üzerinden
hareket edilirse sırf geçmişle bağı nedeniyle onu eskiye ait olduğuna dair bir kıstasa almak ya da
yaftalamak sanatın kültür ile olan ilişkisini göz ardı edilmesine neden olmaktadır.
Keza 20. yüzyıl ile birlikte modern olarak adlandırılan sanatta ve sosyal yaşamda, geçmişi ve
geleneksel olan her türlü olguyu reddeden, yeni bir dönem başlamıştır. Bu dönemin içerisinde 1950-
60 yıllarla birlikte çağdaşlık olarak adlandırılan sürecin dünyada sanat başta olmak üzere sosyal
yaşamın her anına yerleşmesi (burada modernizmin dönem, çağdaşlığın ise bir süreç olduğu
unutulmamalıdır) beraberinde bazı soru ve sorunları da getirmiştir. Zira 19. yüzyılda ilk örnekleri
görülen bazı toplumsal, ekonomik ve sanatsal değişim hareketleri 20. yüzyıl ile birlikte kendini iyice
hissettirmiştir. Gelişen sanayi hamleleri, ekonomi ve buna bağlı olarak coğrafyalar üzerinde
demografik yapıların değişmesi, ardından sosyal yaşam bağlamında komin yaşamların kendini iyice
göstermesi, sosyo-ekonomik bağlamda sınıfların şekillenmesinde önemli bir etken olmuştur.
Toplumsal bazda ortaya çıkan bu değişimler sanat dünyasındaki akımlar ile karşılığını bulmuş
modern sanat olarak adlandırılan sanat dönemine girilmiştir.
Bazı sanat tarihçileri ve sanat eleştirmenleri modern sanatın başlangıcını çoğunlukla, 19.
yy. ilk yarısından itibaren görülmeye başlanan Gerçekçilik akımı ile ilişkilendirseler de, bazı
uzmanlar ilk modern yaklaşımı 1905’teki Kubizm’in ortaya çıkışı ile ilişkilendirmektedirler.
Modern sanata gelene dek resimdeki birlik, zorunluluk, denge gibi bazı biçimsel mantık
prensiplerinin egemen olduğu eserleri geleneksel sanat eserlerinde de görmek mümkündür. Bilindiği
gibi bu prensiplerin çoğunun kaligrafide ve geleneksel Türk sanatlarının diğer türlerinde var olduğu
bilinmektedir. Batı’daki modern sanat hareketinde, Constable’nin bilimsel natüralizmi, Delocroix’in
tarihsel idealizmi, Courbet’in realizmi, Monet’in empresyonizmi ve Emile Bernard ile Paul
Gauguin’in sembolizminin hemen sonrasında gelişen fovizm, kübizm, konstrüktivizm ve sürrealizm
gibi bazı akımlar önemli birer etken olmuşlardır. Türk Kültür sanatının profilinin anlaşılması
bakımından bu bağlamda kıyaslamalara da ihtiyaç olduğu düşünülmektedir. Etkenleri ve
modernitenin kapsamı genişletildiğinde 1945’e kadar uzanan zaman dilimi içinde gündemi etkileyen
dışavurumculuk, (expresyonizm), gerçeküstücülük, gelecekçilik (fütürizm) ya da kübizm akımlarını
ve bunların temsilcilerinden Picasso, Miro, Kandinsky veya Mondrian gibi sanatçıları görmek
mümkündür. Sözü edilen bu Batılı sanatçıların yapmış olduğu eserlerde, doğu dünyasında
geleneksel olarak üretilen yaratılardan, el sanatlarından, kaligrafi, minyatür vb diğer geleneksel
sanatlardan etkilendikleri gözlemlenen pek çok önemli eserler üretmişlerdir. Kaldı ki bu
etkilenmelere sanatçıların kendileri de söylemişlerdir (Alakuş,2007;38).
187

