Page 296 - Milletlerarası Sempozyum Bildiri Kitabı
P. 296
Cumhuriyet’lerindeki farklı eğitim sistemlerine örnek model olması açısından bu üniversitelerin
önemi büyüktür.
Bu durumu bir örnekle somutlaştırmak gerekirse; Turgunbay Sadıkov Güzel Sanatlar
Akademisi 5 yıl süren 300 kredilik bir eğitim vermekte ve bu eğitimin sonunda spetsialited
diploması vermektedir. Bunun devamında ise sanat aspiranturası (sanatta yeterlik gibi) yine
akademiye bağlı olarak yapılabilmektedir ve bu süreç 3 yıl sürmektedir. Kompozisyon dersinin
ağırlıklı olduğu bu eğitim sürecinde Felsefe, Estetik, İngilizce gibi derslerle içerik
doldurulmaktadır. Öğrenciler yapmış oldukları kompozisyonların yanısıra elli sayfalık bir çalışma
raporu ile mezun olmaktadır. Bu sürecin sonunda Akademide çalışmaya hak kazanmaktadırlar.
Ancak bu diplomanın farklı üniversite ve ülkelerde karşılığı bulunmamaktadır (Т. Садыкова)
Doçent veya Profesör olmak için ise aldıkları ödüller belirleyici olmaktadır. Halk
Sanatçısı ödülü alamayanların bu süreçte profesör olamadıkları görülmektedir. Yine bu durum
alınan unvanların kısıtlı alanlarda karşılığı olduğunu bize göstermektedir (П. Кайбылдаева)
Buna benzer sistem farklılıklarını örneklendirmek mümkün. Bu ve buna benzer durumlar
Türk Dünyasında eğitim bütünlüğünün sağlanması hususunda aşılması gereken engeller olarak
karşımıza çıkmaktadır. Eğitim bütünlüğü sağlanması durumunda karşılıklı etkileşimin artacağı da
aşikârdır.
Sonuç
Dil ve eğitim sisteminde bütünlüğün sağlanması yolunda önemli adımlar atılmış fakat
katedilecek daha uzun bir yolumuz bulunmaktadır. Öğrencilerin anadillerini bile tam anlamıyla
konuşmakta güçlük çektikleri bu coğrafya da eğitimcilerin yaşayacağı sıkıntılar aşikârdır. Örneğin;
Konuşmaya Kırgız Lehçesinde başlanılmakta fakat bir süre sonra sonra araya Rusça kelimeler
girmekte ve daha sonra tamamen Rusça konuşulmaktadır. Tabiki yabancı dil eğitimine karşı
olmamız mümkün değildir. Anacak anadilini tam anlamıyla bilmeyen öğrencilerin ne derece de
eğitim alabileceği, verilen eğitimin ne kadar anlaşılabileceği kafalarda soru işareti
uyandırmaktadır. Bu durumun öğrenciler üzerinde oluşturduğu psikolojik durumlar da ayrıca ele
alınmalıdır.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu durumu şu şekilde vurgu yapmıştır “Milliyetin çok
belirgin vasıflarından biri dildir. Türk Milletindenim diyen insan mutlaka Türkçe konuşmalıdır.
Türkçe konuşmayan bir insan Türk kültürüne, topluluğuna bağlı olduğunu iddia ederse buna
inanmak doğru olmaz”
Kaynaklar
Национальная Академия художеств КР им. Т. Садыкова Б.:2021
Прыткова, Кайбылдаева 20 летний юбилей Национальной Академии художеств
Кыргызской Республики. Бишкек 2011., ST.Art Ltd. Yayınevi
260

