Page 442 - Milletlerarası Sempozyum Bildiri Kitabı
P. 442

innovative perspectives. Eskişehir Sivrihisar Applied Rug Museum (ESUKM) is the first applied
                     rug museum opened in Turkey in order to contribute to the survival of the art of rug weaving and
                     to bring a cultural image to the geography where it is located. In this study, the purpose of the
                     mentioned museum, its activities, presentation techniques and its contributions to cultural life and
                     the development of society through promotion and applied training will be discussed.

                            Key Words: Museology, İntangible Cultural Heritage (SOKÜM), Weaving Art, Cultural
                     Heritage

                            Giriş
                            Küreselleşme  ve  teknolojinin  getirdiği  tek  tipleşme  yerel  kültürlere  ait  uygulama  ve
                     ögeleri tehdit eder durumdadır. Özellikle batı kültürlerine ait unsurların kitle iletişim araçlarıyla
                     empoze edilmeye çalışıldığı günümüzde, yerel kültürel çeşitliliğin azalması ve aktarımın durma
                     noktasına  gelmesi,  uluslararası  platformlarda  kaygı  duyulmasına  neden  olmaktadır  (Aral,  2015:
                     124).
                            Kısa adı UNESCO olan Birleşmiş Milletler  Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu, kültürel
                     varlıkları koruma, yaşatma ve aktarmaya yönelik birçok çalışma yapan bir kurumdur. Bu kurumda
                     2003 tarihinde kabul edilen sözleşmeye ve Türkiye’ de de 2006 yılında onaylanan kanuna göre
                     Somut Olmayan Kültürel Miras;
                                Toplulukların ve kimi durumlarda bireylerin kültürel miraslarının bir parçası
                                olarak tanımladıkları uygulamalar, temsiller, anlatımlar, bilgiler, beceriler ve
                                bunlara  ilişkin  araçlar,  gereçler  ve  kültürel  mekânlar  olarak  tanımlamıştır.
                                Kuşaktan kuşağa aktarılan bu somut olmayan kültürel miras, toplulukların ve
                                grupların  çevreleriyle,  doğayla  ve  tarihleriyle  etkileşimlerine  bağlı  olarak,
                                sürekli biçimde yeniden yaratılmakta ve onlara kimlik ve devamlılık duygusu
                                verilmektedir  (Somut  Olmayan  Kültürel  Mirasın  Korunması  Sözleşmesi,
                                2003: Madde 2).
                            Bu  bağlamda  sözleşmenin  korumayı  amaçladığı  alanlar  şu  başlıklar  ile  belirlenmiştir:
                     “1.Somut  olmayan  kültürel  mirasın  aktarılmasında  taşıyıcı  işlevi  gören  dille  birlikte  sözlü
                     gelenekler  ve  anlatımlar  2.  Gösteri  sanatları  (karagöz,  meddah,  kukla,  halk  tiyatrosu  vb.),  3.
                     Toplumsal uygulamalar, ritüeller ve şölenler 4. Doğa ve evrenle ilgili bilgi ve uygulamalar 5. El
                     sanatları geleneği” (Oğuz, 2018: 60).
                            Bu  sözleşme  esere  yönelik  olmayıp,  eseri  ortaya  koyan  üreticiyi,  yaşatanı  ile  birlikte
                     gelenek, bilgi ve birikimin bütün yönleri ile korunmasını amaçlamıştır (Öcal, 2013: 11). Somut
                     olmayan kültürel miras (SOKÜM), yalnızca geçmişin ve geleneğin bir temsili değil, aynı zamanda
                     gelişme ve yaratıcılık için güçlü bir dayanaktır.

                            Çağdaş Müzecilikte Kilim Dokuma Geleneğinin Aktarımı
                            Geleneksel dokuma kültüründe,  dokuma tezgâhı evin bir odasında yer alarak, özellikle
                     soğuk havalarda atölye ortamı oluşturmuştur. Yaşam alanı ile örtüşen atölye ortamı kilim dokuma
                     sanatının  aktarımını  elverişli  bir  hale  getirmiştir.  Çocuklar  erken  yaşlardan  itibaren  dokuma
                     araçları, dokuma teknikleri ve bu sanatın sosyo- kültürel boyutu ile iç içe yaşamış, gözlemleyerek
                     ve sonrasında deneyerek dokuma pratiği kazanmıştır. Böylece var olan gelenek sürdürülmüş ve
                     zengin bir envantere sahip olunmuştur. Bilgi ve tecrübe isteyen dokuma sanatı ile uğraşmak genç
                     kuşaklar  için  zaman  alıcı  olarak  algılandığından  bu  mirasa  sahip  çıkılmamaktadır.  Yaşlanan
                     zanaatkârların  çoğu  ise  tecrübelerini  “meslek  sırrı”  olarak  yabancılara  öğretmeye  istekli
                     olmamaktadır. Bu gibi başlıca sebepler dokuma sanatının unutulmasına zemin hazırlamaktadır.
                            Modern çağda insanların yaşam tarzı değişmiş bu sebeple de pek çok geleneksel sanat ve
                     zanaat kaybolmaya yüz tutmuş ya da unutulmuştur. Müzeler, bu sanatlara ait eserlerin edinilmesi,
                     belgelendirilmesi,  sınıflandırılması,  arşivlenmesi  ve  sergilenmesi  nedeniyle  kültür  sahnesinde
                     önemli  bir  aktördür.  Geçmişte  koleksiyonlarını  sergileyen  müzelerin,  günümüzde  sayıları  ve
                     faaliyetleri çeşitlenmiş durumdadır.
                            Müzeler, çağdaş dünyada geçmiş ile geleceği birbirine bağlayan ara mekânlardan ziyade
                     kültür,  eğitim,  turizm  ve  reklamın  kesişim  mekânlarıdır.  Bu  durumda  müzeler  disiplinler  arası
                     çalışmaların  da  kesişim  noktasıdır  (Demir,  2017:  70).  Müzeler  günümüzde  eserleri  sergileme
                     anlayışından  uzaklaşarak,  insan  ve  toplum  öncelikli  bir  yaklaşımla  hizmet  vermektedir.  Bu
                     anlayışla  müzeler  mevcut  hizmetlerinin  yanı  sıra  etkinliklerin  de  uygulandığı  mekânlar  haline
                     gelmiştir  (Akmehmet,  2017:  2).    Halkbilimi  müzeleri,  Somut  Olmayan  Kültürel  Mirasın
                     Korunması Sözleşmesi’nde  yer alan kimlik belirleme, belgeleme, araştırma, koruma, geliştirme,
                     güçlendirme,  aktarma  ve  canlandırma  olarak  sıralanan  yöntemlerin  icra  edileceği  mekânların
                     başında  gelmektedir  (Şimşek,  2015:  37).  Bununla  birlikte  müzeler  kültürel  belleği,  bağlamı  ve





                                                           406
   437   438   439   440   441   442   443   444   445   446   447