Page 443 - Milletlerarası Sempozyum Bildiri Kitabı
P. 443
daha derin anlamları konusunda nesneleri ele alış ve sergileyiş biçimlerinde düşünce üretmek
zorundadırlar (Demir, 2017: 218).
Teknik ve işlevsel görevlerini yerine getirmenin yanı sıra biçimsel özellikleri ile de dikkat
çeken 21. Yüzyıl müzeleri, bulundukları coğrafyaya imge kazandıran yapıları olarak, kendilerini
de sergileme eğilimi göstermektedir (Kırcı, 2010: 198). Bu yüzden “ yapıların kendilerinin de bir
deneysel sanat nesnesi gibi tasarlanması ve bir fiziksel gerçeklik olmanın dışında tıpkı bir sanat
nesnesi gibi gözleyenin duygularını tetiklemesi ve etkilemesi” beklenir (Özaslan, 2002: 73).
Çağdaş müze algısını içselleştirebilmek; müze, bellek, gelenek, bağlam ve sürdürülebilirlik
kavramlarının aralarındaki ilişkileri kurmakla mümkündür (Demir, 2017: 282).
Eskişehir Sivrihisar Belediyesi tarafından 2019 yılında Türkiye’nin ilk uygulamalı kilim
müzesi kurulmuş, 2020 yılında hizmete açılmıştır. Eskişehir Sivrihisar Uygulamalı Kilim Müzesi
600 m2’lik bir alana inşa edilmiştir. Müze iki katlı olup içerisinde 2 sergi salonu, 42 sergi alanı
ayrıca dokuma ve satış alanı yer almaktadır. Müzenin dış cephesinde Sivrihisar kilim
motiflerinden örnekler ahşaba yansıtılarak dekore edilmiştir. Müzenin iç ve dış mekân
dekorasyonunda kullanılan geleneksel kilim motifleri, mekânın amacına vurguyu artırmakta,
farkındalık yaratmaktadır (Görsel 1).
Görsel 1:Eskişehir Sivrihisar Uygulamalı Kilim Müzesi, URL 1
Yöreye ait dokuma örneklerinin ve bu örneklere atfedilen efsane, mani, atasözü gibi sözlü
kültür unsurları toplanıp, sergilendiği ESUKM bölgenin sosyo-kültürel kimliğine dair bir fikir
oluşturmaktadır. Sergi alanında dilsel mesajların uygun bir şekilde aktarılması, ziyaretçilerin
eserleri yorumlarken görselliğin yanında daha bilinçli ve duyusal bir bakış açısı yakalamalarına
olanak sunmaktadır.
Müzede “Her Kilim Bir Hikâye” düşüncesinden yola çıkılarak yöreye ait dokuma
kültürünün kökenine ulaşmak hedeflenmiştir. Müze envanteri başta Sivrihisar olmak üzere
Eskişehir ve çevre ilçe ile köylerinde yapılan alan araştırması ile bağışlanan, satın alınan ya da
emanet olarak verilen dokuma örneklerinden, yöre kadınlarının katkılarıyla oluşturulmuştur.
Böylelikle yöre insanı, paydaş olduğu müze sayesinde kilim dokuma geleneğini koruma ve
yaşatma konusunda duyarlılık kazanmıştır.
Asırlık kilimler bu müzede iklimlendirme sistemine sahip cam vitrinlerde muhafaza
edilmekte ve sergilenmektedir (Görsel 2). Eserler envanter bilgileri ile ziyaretçilere sunulmaktadır.
407

