Page 444 - Milletlerarası Sempozyum Bildiri Kitabı
P. 444

Görsel 2: Eskişehir Sivrihisar Uygulamalı Kilim Müzesi Sergi Salonu, URL 2

                            Eskişehir Sivrihisar Uygulamalı Kilim Müzesinde sembolik olarak kilim dokuma atölyesi
                     çalışmaları  yapılmaktadır.  12  tezgâhın  bulunduğu  atölyede  tezgahlar,  etnografik  bir  nesne
                     olmaktan çıkarılıp bir öğretim aracına dönüştürülmüştür. Özellikle çocukların ve gençlerin ilgisini
                     çeken müzede dokuma geleneğin yaşatılması için dokuma öğrenmek ve yapmak isteyenlere kilim
                     dokuma ustası tarafından dokumacılık sanatı öğretilmektedir. Bu sayede usta-  çırak yöntemi ile
                     zanaatkârın  becerilerini  aktardığı,  etkileşimli  atölye  çalışmalarının  yapıldığı  ve  ziyaretçilerin
                     bilgilerinin derinleşmesine ve çalışma yöntemlerine aşina olmasına olanak sağlanmıştır.
                            Dokuma giderlerinin Sivrihisar Belediyesi tarafından karşılandığını ve dokuma yapmak
                     isteyenlerin  yapacağı  çalışmanın  birini  kendine  diğerini  müzeye  verme  şeklinde  bir  politika
                     izlendiğini dile getiren (K.K. Duralı), bu örnek parçaların da Müzenin satış alanında hediyelik eşya
                     olarak satışa sunulduğunu ifade etmektedir. Gerek yerli gerekse yabancı turistlerin gittikleri yöreye
                     ait hediyelik bir eşyayı hatıra olarak satın alması, hem ekonomik hem de kültürel tanıtıma katkı
                     sağlamaktadır.
                            Müzenin iç dekorunda ise kilim temalı mani, şiir, hikâye, türkü derlemeleri ile görseller
                                                           3
                     çerçeve  edilmiştir.  Yörede  dokunmuş  Bacalı ,  Gülbudağı,  Seleser  kilimleri  hakkında  bilinen
                     efsaneler  ziyaretçilere  uzmanlar  tarafından  anlatılmaktadır.  Ayrıca  bu  dokuma  örneklerinde
                     kullanılan sembolik motiflerin ve kompozisyonların halk kültüründeki yerine değinilmektedir. Bu
                     anlatılar tarihsel mesajları iletmenin yanı sıra, eserlerin özgünlüğüne de değer katmaktadır.
                            Müze  envanteri  hazırlanırken  yapılan  alan  araştırmasından  derlenen  halk  edebiyatı
                     ürünlerinin  bir  kısmının  müze  duvarlarında  metin  halinde  sergilenmesi,  yeri  geldikçe  uzman
                     tarafından  sözlü  olarak  aktarılması,  maddi  kültür  unsurlarının  canlı  kalması,  benimsenmesi  ve
                     sahip çıkılması için bir farkındalık yaratmakta ve sürdürülebilirliğine son derece önemli katkılar
                     sunmaktadır.  Ayrıca  bu  sayede  ziyaretçiler  eserleri  görmekle  kalmayıp,  üzerinde  düşünme  ve
                     geçmişi yorumlama fırsatı da yakalamış olmaktadırlar. Bu tür kültürel bir kaynakla etkileşimde
                     bulunmak, ziyaretçinin kendini ortak bir kültürün parçası olarak hissetmesine sebep olmaktadır.
                            Özellikle Sivrihisar yöresine ait kilim dokumalarına ait efsaneler, izleyiciyi etkilemekte,
                     eser  ile  ilgili  düşüncelerini  derinleştirmektedir.  Kilim  dokumaları  üretildikleri  bağlamdan,
                     kullanıldıkları bağlamlara kadar birçok yaşanmışlıktan izler taşır. Dokuma aşamasında kullanılan
                     renk, motif ve kompozisyonların sembolik dili, ancak üretildiği dönemde ve çevrede  tam olarak
                     anlaşılabilir.  Devam eden sözlü  kültür  süreçlerinde  sembol  dili  sözlü  olarak aktarılır  ve  zaman
                     içinde unutulması muhtemeldir. Bununla birlikte, halk edebiyatı ürünlerinden olan hikâye, türkü,


                     3  Rivayete göre, Sivrihisar Kalesi kuşatılmış, günlerce işgal altında kalmıştır. Türk subayları tarafından kaleyi
                     işgalden  kurtarmak  amacıyla  bir  Türk  kızının  içeriden  bilgi  verebilmesi  için  planlı  olarak  düşmana  esir
                     düşmesine  karar  verilir.  Kıza  belli  simge  ve  işaretler  öğretilir.  Her  simge  ve  işarete  anlamlar  verilmiş  ve
                     bunlarla  kalenin  planını  bir  kilime  dokuması  istenmiştir.  Bu  dokunan  kilimlerden  biri  nasılsa  kale  dışına
                     çıkacak ve Türkler bunu ele geçireceklerdir. Böylece kilimin desenlerinden nerede oklu, nerede atlı askerlerin
                     bulunduğu öğrenilecek, bu plana göre strateji geliştirilecektir. Kaleye giren kız, orada dolaşma özgürlüğü ̈  elde
                     eder.  Kilim  dokumayı  bildiğini,  ip  ve  tezgâhı  olursa  kilim  dokuyabileceğini  söyler.  Gerekli  malzemenin
                     temin  edilmesinden  sonra,  kalede  gördüklerini,  kalenin  stratejik  yerlerini,  simge  ve  işaretlerle  anlatan
                     desenleri kale planına göre yerleştirip kilime dokur. Genç kız dokuduğu kilimlerden birini kaleden aşağıya
                     atar, kilim Türk askerlerinin eline geçer. Kilim üzerine işlenmiş şifreleri çözen Türk komutanlar Sivrihisar
                     Kalesini yeniden kuşatırlar ve uzun zaman uğraşıp alamadıkları kale “Beş Bacalı Kilim” sayesinde fethedilir.
                     Beş  Bacalı  kilim  üzerinde  yer  alan  motiflerin,  Sivrihisar  Kalesi’nin  surları,  burçları,  geçitleri  ve  askeri
                     birliklerin bulunduğu yerler gibi birçok stratejik noktaları sembolize ettiği anlatılmaktadır (URL 3).




                                                           408
   439   440   441   442   443   444   445   446   447   448   449