Page 77 - Milletlerarası Sempozyum Bildiri Kitabı
P. 77
hazırlandı ve türbenin yer aldığı alan vakfa devredildi. Bu vakıfnamede ayrıca vakfa nasıl bağış
yapılacağı, bağışların nasıl kullanılacağı (türbenin bakım ve onarımı) belirtilmiş, Vakıfname
Türbenin arka cephesine sabitlenmiştir.
Türbenin Planında Yer Alan Geometrik Sembollerin İncelemesi
Hoca Ahmed Yesevi Türbe kompleksi sadece bir türbe olarak değil, aynı zamanda bir cami
ve medrese olarak da inşa edilmiştir. Farklı amaçlar için inşa edilen yapıların temelde bir bütünü
oluşturacak şekilde inşa edilmesi dönemin mimari anlayışına göre ilerici bir yaklaşım olarak
değerlendirilmektedir (Abuov, AP 1997: 13). Hoca Ahmed Yesevi Türbesi 1164 yılında inşa edilmiş
(6,4x9, 4), daha sonra türbenin etrafına modernizasyon amacıyla büyük bir kompleks yapılar bütünü
inşa edilmiştir. Türbenin kubbesi, Timur Devletinin bağımsız olarak düzenlenmiş parçalarını
birbirine bağlayan yapı olarak temsil edilmektedir. Türbenin kubbesi, Orta Asya ve Kazakistan'daki
bilinen tüm kubbelerin eksiksiz bir koleksiyonuna ve mimaride yeni yapıcı yöntemlerin
geliştirilmesinin temelini oluşturan bazı yenilikçi çözümlere sahiptir. Bu yenilikçi yöntemler Ahmed
Yesevi külliyesinin yapımında yaygın olarak kullanılmaktadır. Plana göre Türbe, sadece bir Ortaçağ
5
gyazına karşılık gelen 60.6 cm duvar kalınlığına sahip modüler bir kafestir. Türbedeki ana kubbe,
Orta Asya'nın en büyük tuğla kubbesini temsil etmektedir ve çapı birim başına 18.18 (30 gyaz)
metredir. Yapım aşamasında Emir Timur, bu türbenin ana kubbesinin çapını 30 gyaz'a eşit olarak
yapılmasını teklif eden ilk kişidir. Bunda Emir Timur’un İslam'ı tanıtmak amacıyla Kur'an'ın
surelerine gönderme yapma fikri açıkça görülmektedir. Kuran'ın 30. suresi olan Rum Suresi’ne işaret
etmektedir ve Romalılara karşı zaferin şerefine adanmaktadır (Altay, H. Zhanaltay, D. Altay, A.
1991: 404).
Girişteki kemerli portalının genişliği 18.18 m'dir ve portalın dış yüksekliği 40 m'dir, bu
da binanın hacmini ve anıtsal karakterini vurgulamaktadır. Bu ana (Şekil 1) kubbenin altında şu anda
bronz bir Tay Kazan denilen büyükçe bir kazan bulunmaktadır. Kazanın bulunduğu bölme
olmasından dolayı bu bölmeye kazan bölmesi de denilmektedir. Emir Timur’un önerisiyle yapı
koridorlar vasıtasıyla yedi parçaya ayrılmıştır, yani modern inşaat teknolojisine göre genişletmeme
olarak düşünülebilir. Bu genişletme bağlantıları ile tüm kompleks ayrı birimler olarak tasarlanmıştır.
Yakın zamana kadar inşaat mühendisleri ve mimarlar bu yöntemin mühendislik bakımından önemini
fark etmemişlerdir. Karmaşık ve düzensiz gibi görünen devasa kompleksin yapımında sismik
koşulların da dikkate alındığı taş yapılar üzerine çalışan Profesör A. A. Shishkin tarafından ortaya
çıkarılmıştır (Hakimxon, M., 2010: 20).
Şekil 1: Türbenin yandan görünümü (ana ve küçük kubbe)
Tüm kompleksin yapısal olarak bağımsız olarak 7 mekânsal bloğa bölünmesinde kullanılan
sismik koşullara dayanıklılık, kil temellerinin sel basması durumunda bile kompleksin uzun süreli
koruyacak şekilde yapılmasına da görülmektedir (Şek.2). Bunlardan yola çıkarak türbenin inşasında
yapısal bütünlüğün yanı sıra doğal afetlere ve aşınmaya karşı önlemler alındığı da anlaşılmaktadır.
5 Gyaz ölçüsü o dönem duvar yapımında kullanılan kerpiçlerin yatay yüksekliğine denktir.
Duvarda bir kerpiçin oluşturduğu yüksekliğe gyaz ölçüsü denmektedir. Türbenin yapıldığı
dönemlerde inşaat yapımında kullanılan bir ölçü birimidir.
41

