Page 473 - Milletlerarası Sempozyum Bildiri Kitabı
P. 473

Necmi Atik'in yazısına göre; müzedeki eserin sol alt köşesinde '' amel-i Süleyman ‘‘rumuzu
                     yazmaktadır (Görsel 8).



















                                                 Görsel 8: Beyitin son satırından detay
                                                  Kaynak: Zülbiye Sevgili Polat, (2021)

                            XIX. yüzyılın son dönemlerinde birçok levhada '' Taun Duası'‘(veba duası) örneklerine
                     rastlanmaktadır ve levhalarda en çok rastlanan dua Abdülkadir Geylani'ye ait olduğu düşünülen ve
                     veba salgılı için yazılmış olan duadır. Irvin Cemil Schick'ın T24 İnternet gazetesindeki ‘' Salgın
                     hastalıklarla mücadelede hat san’atı: Tâun duâsı'' yazısına göre; 19.yüzyıl son dönemlerinde Taun
                     dualı kıtalara ve levha eserlere sıkça kullanılmasının nedeni  olarak,  1812 'de ve 1834-36'da iki
                     salgının İstanbul'da baş göstermesinden dolayı levhaların yaygınlaşmış olabileceğini belirtmektedir
                     (https://t24.com.tr/k24/yazi/salgin-hastaliklarla-mucadelede-hat-san-ati-taun-duasi,2621).
                            Müzedeki eser 5 satırdan celi sülüs yazı ile meşk edilmiştir. İlk iki satırı (Görsel 9) Gavsü’l-
                     a’zam Seyyid Abdülkâdir Geylâni Hazretleri’nin (ö.1166) 'a ait bir sözdür, son üç (Görsel 10) satırın
                     kim tarafından yazıldığı hakkında kesin bilgi mevcut değildir. Eserdeki beyit şöyledir:
                            Lî hamsetün utfî bihâ harre'l-vebâi'l-hâtıme
                            El-Mustafâ ve'l-Murtezâ ve'bnâhümâ ve'l-Fâtıma
                            Tehasssantü bi-Bismillâhi ve tevesseltü bi-Rasûlihi’l-kerîm
                            Şâziratün nâsıratün erîşâ bedîşâ emrun ve agrafît
                            Rıdvânullâhi Te’âlâ ‘aleyhim ecma’în
                            Beyitin ilk iki satırın türkçe mânâsı söyledir.
                            “Vebâ ateşi gibi içeriden beni saran, yok etmek üzere gözlerimin içine kadar her yeri yakan
                     cehennem ateşini şu beş şeyle söndürürüm. Hz. Mustafa (s.a.v.), Aliyyü’l-Murtazâ, evlatları Hz.
                     Hasan ve Hz. Hüseyin Efendilerimiz ve Hz. Fâtımâ annemiz (r.anhüm). Allah’ın ismine sığındım
                     ve şerefli rasûlünü vesîle edindim, parlak, gâlip, …………, Allahu Te’âlâ hepsinden râzı olsun”
                     (Necmi Atik, 26 Aralık 2019, Gazate Bir 'deki yazısı).























                                          Görsel 9: Beyitin Celi sülüs olarak yazılmış ilk iki satırı
                                                  Kaynak: Zülbiye Sevgili Polat, (2021)





                                                           437
   468   469   470   471   472   473   474   475   476   477   478