Page 237 - Milletlerarası Sempozyum Bildiri Kitabı
P. 237

•   Toplumun sanatın her türünü kabul ettiği bir ortamdan ifade özgürlüğü ortamı
                            oluşturabilir.
                        •   Spektrum. Toplum içerisindeki egemen gruplar, diğer kültür ve beğenilere açıldığında
                            kültürel hoşgörünün daha yüksek seviyede devam etmesinden den yarar sağlayabilir.
                        •   Saldırı.  İnsan  cinselliği  ya  da  politik  temaları  içeren  sanat  eserleriyle  karşılaşanlar
                            kendilerini tehdit altında hissedebilirler. Söz konusu olan saldırı, sanatın değerli bir şeyi
                            alaşağı etmesi ile ya da hoşa gitmeyen bir şeyin yüceltmesi ile meydana gelebilir.
                        •   Anlaşmazlık.  İnsanların  çoğunluğu  tarafından  entelektüel  ya  da  estetik  olarak  nüfuz
                            edilemeyen sanat için bir maliyet söz konusu olabilir.
                        •   Çatışmanın şiddetlendirilmesi. Alışılmadık beğenilerin çoğunluğun önüne ‘kamuoyundaki
                            azınlıkların ilgisi’ olarak katılması durumunu saptar. Bu, daha önce sözü edilen çeşitlilik
                            getirisine karşılık gruplar arasında farklılıklara yol açabilir (Hutter, Throsby,2013, 256).

                            Bir sanat yapıtının değeri ve kapsamı her şeyden önce üzerine oturduğu sanatsal fikrin
                     sahipliğine derinliğine ve toplumsal anlamına bağlıdır. Başka bir değişle eserin sanatsal değeri ve
                     kapsamı, taşıdığı estetik fikrin toplumsal anlamına ve derinliğine bağlıdır.
                            Sanatçı odaklı yaklaşım biçiminde, sanat tüketicisi karşısında her şeyi bilen, gören, her şeye
                     gücü yeten bir sanatçı, bir mit vardır. Bu tür yaklaşımlarda yapıtı üreten kişi egemen olan kutuptur.
                     Bu  bakış  açısıyla  yapıta  yaklaşan  bir  sanat  tüketicisi,  yapıtı  ve  sanatçıyı,  daha  işin  başında
                     kutsallaştırır. Sanatçının bir deha olduğu ön kabulüyle yapıta bakılır. Sanatçının saygınlığı, biricik
                     oluşu, dehası, yaratıcılığı çok fazla öne çıkarıldığında sanat tüketicisi yapıtı karşısında edilgin olur.
                     (Townsend, 2002, 172).
                            Sanatın pratik uygulaması hem geçici hem de kalıcı eserlere mali değerlerine göre değer
                     verildiğinden, büyük bir başarı ile satılabileceğini göstermektedir. Ek olarak: Sanatsal yaratımların
                     değerlendirilmesinde net standartların bulunmaması, bazı eserlerin değerinin abartılması veya özel
                     değerlendirmeyi hak etmeyen çalışmalara aşırı önem atfedilip kıymetli bir eserin gereken önemin
                     verilmemesi  gibi  çeşitli  sorunlara  sebebiyet  vermektedir.  Bu  sebeple  belirli  standartların
                     oluşturulması  gerekmektedir  (Yaşar,  2012,  50).  Açıkçası,  estetik  değere  sahip  tüm  eserlerin,
                     güzelliğine katkıda bulunan görsel unsurların ve niteliklerin varlığı veya yokluğu gibi belirli sanatsal
                     kriterleri  karşılaması  gerekir;  teknik,  yapısal  ve  entelektüel  uygulamaların  bütünlüğü  manevi
                     değerlerin yansımasıdır. Dahası her eserin sanatsal maddi kriterleri içeren nesnel kriterleri olduğu
                     gibi öznel değerlendirme kriterleri de vardır.
                            Nesnel-Maddesel Değer Unsurları:  Sanat eserlerinin malzemesi, yaşı, sanatçının ünü,
                     malzeme ölçütü, korunmuşluk ölçütü, ebat ölçütü, eserin yaratılışı sırasında düşülen tarih ölçütü
                     eserin piyasa değerini etkiler.
                            Öznel-Manevi  Değer  Unsurları:  Sanat  eserlerinin  içsel  anlamı,  yaratıcılık,  sanatçının
                     niyeti, sadelik ve kitleler tarafından anlaşılırlık, antikalık, yenilik, yatırım cazibesi ölçütü, sanat
                     eseriyle kurulan kişisel bağlar manevi değeri belirler.
                            Sanatsal  Estetik  Değer  Unsurları:  Sanat  eserinin  estetik  çekiciliği,  sanatsal  değer  ve
                     yaratılan  etki,  uygulanan  teknik  ve  kompozisyon,  özdeşleştirme  ve  eserin  orijinalliği  kriterleri,
                     estetik  değeri  yansıtır.  Güzellik  kavramı  bir  sanat  nesnesini  ölçmenin  en  geleneksel  yoludur.
                     Güzelliğin özünü tanımlarken  ölçü,  orantı,  simetri,  uyum  ya  da çoğunluğun  birliği  terimleri ön
                     plandadır.  Sanat  eserinin  değeri  öznel,  nesnel  ve  sanatsal  kriterlerin  bir  araya  getirilmesiyle
                     belirlenmektedir. Bu kriterler birbirinden bağımsız düşünülemez. Birinin sıfırlanmasıyla sanatsal
                     objenin maddi manevi ve sanatsal değeri de sıfırlanmaktadır (Yaşar, 2012, 60).
                            Sanat eserinin değeri, izleyiciye ve eleştirmene bağlı olarak değişebilir. Bir kişi için bir
                     sanat eseri çok değerli ve anlamlı olabilirken, başkası için aynı eser sıradan veya önemsiz gelebilir.
                     Sanat,  kişiselleştirilmiş  bir  deneyimdir  ve  bu  nedenle  değer  de  kişiselleşir.  Bir  eserin  değeri,
                     izleyiciyle  etkileşim  içinde  olan  anlam,  estetik,  tarihsel  veya  kişisel  faktörlerle  belirlenir.  Bu
                     nedenle, bir eserin değeri herkes için aynı olmayabilir. Sonuçta özünde insanın bulunduğu estetik
                     doktrinler yaşamsal bazı anlamlar içermektedir.
                            Birinci  manada, içerik yansıtılan yaşamdır; içerik nesnel gerçekliktir, bunun da varlığı
                     sanattan bağımsızdır. İkincisinde ise, tüm sanat yapıtının içeriği bu yaşamın yansımasıdır; yani
                     nesnel gerçekliğin kendisi değil sanatçının kendisinin görmüş olduğu yaratıcı ve ideolojik düzlemde
                     yeniden yorumladığı gerçektir. Sanatçı yaşamdaki şu ya da bu olayları tasarımlarken onlar hep
                     duygularının kavramlarının ve düşüncelerinin ince eleğinden geçirir, bunları estetik ve ideolojik
                     yönden bir değer biçer, yaşamı kavrayışı, ona karşı koyduğu tavır, tek sözcükle dünya görüşü,
                     yapıdan içeriği ile organik bir bütünlük kurar. Genel olarak bir sanat eserinin içeriği özel anlamda








                                                           201
   232   233   234   235   236   237   238   239   240   241   242