Page 523 - Milletlerarası Sempozyum Bildiri Kitabı
P. 523

KLASİK TÜRK MÜZİĞİ VOKAL-SES İCRASINDAKİ ÜSLUP
                                      SORUNLARI ÜZERİNE BİR İNCELEME

                                                                 *
                                                       Sıtkı Akarsu

                            Özet
                            Sanat, bir toplumun karakteristik özelliklerini belirlediği gibi, o toplumun içsel duygularını
                     da besleyen, doyuran bir yapıya sahiptir. Bir yandan geçmişin var olanları ile bugüne ışık tutarken
                     bir yandan da geleceği biçimlendirir. Yaşam içerisinde neredeyse var olan tüm öğeler üzerinde etki
                     bırakabilen  bu  kavram,  kendi  içyapısındaki  her  alanın  farklılaşmasını  sağladığı  gibi  yaşadığı
                     değişimleri ile kendisine de yeni bir boyut açar. Sanatın icracısı da, eserin yaratıcısı, hayat vereni
                     olduğu kadar, kendi alanının pusulasına yön veren kaptanı olur adeta. Yaşanan bu değişimler, kısmi
                     boyutta kaldığı gibi, tabiki bazen de yeni evrimsel karakterleri ortaya çıkarabilmektedir. Toplum,
                     sanatın içerisinde gerçekleşen bu değişimleri yine önceki birikimleri paralelinde kabullenir veya
                     reddeder. Her değişim de, karakterinin gücüne göre yeni bir akıma öncülük eder.
                            Sanat toplumu, toplum da sanatı biçimlendirir. Hayatın hiç yok olmayan döngüsünün ayrı
                     bir  ispatıdır  aslında  bu  durum.  Sanatın  her  alanı  bu  kehaneti  kaçınılmaz  bir  şekilde  yaşar.
                     Oluşturduğu genel geçerleri ile kendisine ortak bir zemin sağlamış olsa da, durağanlık, sıradanlık ve
                     stabil devam eden bir anlayışı da kabullenmeyen karakter sergiler. Düşünce ve hayal ürünü olmasına
                     bağlı olarak da, evrendeki uç noktaların zorlandığı bir alandır. Ortaya çıkan her eser, sanatçının
                     vurguladığı ifadenin yanında, eserle karşılaşan her birey için de farklı anlamlar taşır.
                            Müzik de, bu engin deryanın sandallarından biridir. Tasviri kıvamında, yükü çok, anlamı
                     büyük bir terimdir. Saz ve ses icra alanlarında her ulusun karakterini ortaya koyan birikime sahiptir.
                     Türk  müziği  de  tarihi  geçmişimizden  her  kültürel  öğeyi  nağmelerine  sığdırmayı  başarmış,
                     günümüze kadar o unsurları taşıyabilmiştir. Özümüzün yansıması olan Klasik Türk musikisi, icra
                     ve üslup anlamında, bizim kültürel kodlarımızı, karakterimizi taşır.
                            Klasik  Türk  müziğimizin  ses  icra  alanındaki  karşılaştığımız  üslup  ve  tavırlar,  genel
                     anlamda koro tavrı ve üslubu, fasıl tavrı ve üslûbu, klasik üslup ve tavır, hâfız-gazelhân tavrı ve
                     üslûbu, radyo tavrı ve üslubu ve günümüzde devamlılığı olan tavır ve üslûplar olarak değerlendirilir.
                     Üslupları belirleyen unsurlar, icracının sazından veya sesinden türeyen nağmelerin biçimidir.  O
                     nağmelerdeki  motiflerin  yanı  sıra,  söyleyiş  karakteri  ve  prozodinin  bileşenleri  de  üslubun
                     belirlenmesine  yardımcı  olur.  Günümüzde  eserler,  icracının  yanı  sıra,  prozodi  açısından  da
                     değerlendirilmektedir.  Prozodi  bir  eserin  söz  ve  melodisinin  belirli  kurallara  göre  bütünlük
                     sağlaması ve melodi ile ritmin anlam bütünlüğünü bozmayacak şekilde işlenmesi olarak özetlenir.
                     Bir de icracının, eseri okurken esere farklı bir karakter kazandırması söz konusudur. Bu durum
                     prozodik açıdan farklı bir boyut açar ki, bu da Karakter prozodisidir.

                            Anahtar Kelimeler: Türk Müziği, Ses İcrası, Prozodi, Üslup Sorunları.

                      AN EXAMINATION ON THE STYLISTIC PROBLEMS IN THE PERFORMANCE OF
                                              CLASSICAL TURKISH MUSIC

                            Abstract
                            Art has a structure that not only determines the characteristic features of a society, but also
                     nourishes and satisfies the inner feelings of that society. While shedding light on the present with
                     the things of the past, on the other hand, it shapes the future. This concept, which can have an impact
                     on  almost all  elements  in  life,  not  only enables  the  differentiation  of  every  area  in  its  internal
                     structure, but also opens a new dimension for itself with the changes it experiences. The performer
                     of art is not only the creator and life-giver of the work, but also the captain of his own field, guiding
                     the compass. While these changes remain partial, they can sometimes reveal new evolutionary
                     characters. Society accepts or rejects these changes in art in line with its previous knowledge. Each
                     change leads to a new trend according to the strength of its character.
                            Art shapes society, and society shapes art. In fact, this is another proof of the never-ending
                     cycle of life. Every field of art inevitably experiences this prophecy. Although it has provided a
                     common ground for itself with the general principles it has created, it also exhibits a character that
                     does not accept stagnation, mediocrity and a stable understanding. Since it is a product of thought
                     and imagination, it is an area where the extremes of the universe are challenged. Each resulting work
                     carries different meanings for each individual who encounters the work, in addition to the expression
                     emphasized by the artist.

                     *  Doç. Dr.,sakarsu@kastamonu.edu.tr, Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi.






                                                           487
   518   519   520   521   522   523   524   525   526   527   528