Page 526 - Milletlerarası Sempozyum Bildiri Kitabı
P. 526

3. “Uzun hece” usulün uzun zamanına verilmeli ve kendi değerinden küçük
                                olan, kısa usul zamanına verilmekten kaçınılmalıdır. Güftenin, açıkladığımız
                                bu  hecelerdeki  “uzunluk-kısalık”  durumuna  tam  uyabilen  bir  usulü  bulmak
                                imkansız değilse de çok zordur. Bize düşen görev, başlangıçta en uygununu
                                tayin etmektir. Bundan sonra yapılacak iş uymayan tarafların tespitine gelir.
                                Fakat ilk planda usulün seçiminde, kısa hecelerin tayin edilen birim zamanına
                                uyması  muhakkak  surette  temin  edilmelidir.  Düşünülen  usulün  “birim  kısa
                                zamanları”, ileride açıklayacağımız çeşitli alternatifler (parçalama birleştirme)
                                düşünülerek, kısa hecelere isabet ettirilemiyorsa bu usulden vazgeçilmelidir.
                                Kısa  heceler  de  istenilen  uygunluk  sağlandıktan  sonra,  uzun  hecelerin  bize
                                sağladıkları elastikiyetten (uzaya bilme kabiliyetinden) istifade ederek, usulün
                                uzun zamanlara uydurulması kolay olacaktır. Özetleyecek olursak uygun bir
                                usulün seçiminde:
                                1. Öncelikle, kısa hecelerin usulün kısa zamanlarına rastlanması sağlanmalıdır.
                                2. Uzun heceler ise, kendi değerlerinden kısalmamak şartıyla, aynı veya daha
                                uzun değerde usul zamanlarına verilmelidir.
                            Türk müziği tarihinde üslup dersleri, repertuar ile birlikte, 1976 yılında İTÜ Türk Müziği
                     Devlet Konservatuarının programında yer verilerek derslerde işlenmiştir. Önceleri musiki eğitimi
                     yürütülen mekânlarda da bu terimler(üslup, repertuar) ve ona yönelik eğitimler mevcuttu. Fakat
                     resmi boyutta ve üniversite düzeyinde bunun ilkini, İTÜ gerçekleştirmiştir. Tabi sonraki yıllarda,
                     müzik eğitimine yönelik olarak yapılanan her kurumda, ilgili bölümlerde bu eğitimler düzenlenmiş
                     ve sürdürülmüştür. Burada hedef,  “Türk müziğinin kendine has seslendirme özelliklerini eserler
                     üzerine tatbik etmek, dağarcıklarını genişletmek bu doğrultuda öğrencinin hafızasındaki eserlerin
                     sayısını arttırmak ve bu sayıya katkıda bulunmaktır” (Aktaş, 2014).

                            2.Çalışmanın Amacı
                            Günümüzde Klasik Türk musikisi, ses icrası ile ilgili belirli üsluplar vardır. Çalışmada,
                     Klasik Türk müziğinde, geleneksel üsluptan, günümüz icra biçimine kadar mevcut devam eden ses
                     icra biçimleri, üslupları ile ilgili bir analiz çalışması yaparak, prozodi yönü ve icra farklılıkları yönü
                     ile klasik müziğimizdeki değişimi irdeleyebilmek ve bu tartışmaya bir kapı aralamak amaçlanmıştır.

                            3.Materyal, Metot
                            Çalışma, genel tarama ve kaynak taraması modellerini esas alan betimsel bir çalışmadır.
                     Çalışma kapsamında, konuya ilişkin kaynaklar, materyal olarak kullanılmıştır.
                     Tarama modeli, geçmiş veya günümüzde mevcut bir durumun hali hazırdaki şekli ile betimlenmesi,
                     hedeflenen davranışların kazandırılması ve o sürecin gelişimi için yapılan etkinlikler ve sürecin
                     tamamını ifade eder. Evreninde çok fazla elemanın olduğu genel tarama modeli çalışmalarında, ya
                     evrenin  tamamı  ya  da  evreni  temsil  gücü  oluşabilecek  bir  örneklem  grubu  ile  yürütülmektedir
                     (Karasar, 2011).
                            Çalışmanın kaynaklarını, sahada konuya ilişkin kayıt altına alınmış, yazılmış tüm eserler
                     oluşturmaktadır.  Ulaşılabilenler  açısından,  araştırmada  sınırlılıklar  vardır.  Elde  edilen  veriler,
                     konuya başlık teşkil eden unsurlar da, içerik analizi yöntemi ile yorumlanmaya çalışılmıştır.

                            4.Bulgular ve Yorum
                            Klasik  Türk  müziği  vokal-ses  icralarında,  kadim  bir  geleneğin  devam  ettirildiği  ve  o
                     gelenekten kalan izlerin halen hissedildiğini görmekteyiz. İcralardaki üslup, kayıt öncesi dönem ile
                     kendini birebir örtüştüremese de, yazılı kaynakların ifadelerine yakınlığı anlaşılmaktadır. Osmanlı
                     döneminde daha sakin ve durağan bir seyir izlediğini söyleyebileceğimiz icra üslubu, 19. yy sonrası
                     daha hareketli bir sürece girerek, 20. yy devamında da kendi içerisinde alt başlıklar oluşturabilecek
                     çeşitlilik  yaşamıştır.  Günümüz  Türk  musikisi  icrasının,  başlıklarını  ve  belirleyici  özelliklerini,
                     akademik çalışmalar ortaya koymaktadır.
                            Türk müziği alanında üslup ve tavır üzerine yapılan bazı çalışmalar vardır.  Avcı-Akbel
                     (2021)  çalışmasında  Türk  müziğinde  terminoloji  sorununun  ekol,  üslûp,  tavır,  yorum  terimleri
                     özelinde  incelemesini  yapmış,  terminolojide  yaşanan  sıkıntıların  giderilmesi  adına,  müzik
                     alanındaki eğitimcilerin, sosyologların, psikologların, antropologların, etnologların, felsefeci ve dil
                     bilimcilerinin müşterek çalışmalarına ihtiyacın olduğundan bahsetmiştir. Terimlerin netleşmesi ve
                     oluşan kavram kirliliğinin son bulması adına önemli olduğunu vurgulamıştır.
                            Aktaş  (2014),  “Üslup  ve  Repertuvar  Dersi  Alan  Öğrencilerin  Başarılarını  Etkileyen
                     Frustrasyonlar” isimli tez çalışmasında, üslup ve repertuar derslerine engel teşkil eden durumları
                     tespit etmeye çalışmış, “usûl ile eser seslendirmeyi istememe yönünde talepler, büyük formdaki
                     eserlerden çabuk sıkılmaları, ağır gelmesi ve ilgi zayıflığının olması, derse devam sorunu olması,
                     sözleri açıklayamama durumu, perde basmada yaşadıkları olumsuzluklar, akort birliği olmaması,
                     nota birliğinin sağlanmaması, klasik Türk müziğinin seslendiriş özellikleri ile eser okuyamamaları,
                     seçilen eserlerin öğrencilerin kabiliyet ve yeteneğinin üzerinde olması, dinlemek zorunda oldukları





                                                           490
   521   522   523   524   525   526   527   528   529   530   531