Page 185 - Milletlerarası Sempozyum Bildiri Kitabı
P. 185

tamamlanmıştır. Gelişen ve genişleme ideolojisi barındıran Almanya’nın bu devletlere karşı arayışı
                     neticesinde, Osmanlı Devleti’ni savaşın içine çekerek, Dünya Savaşı’nın fitilini ateşlemiştir.
                            15 Mayıs 1919 günü Yunanlıların çıkarma dediği, bizim işgal olarak adlandırdığımız 30
                     aylık İzmir işgali, Türk toplumu üzerinde ciddi etkiler meydana getirmiştir. 19 Mayıs 1919 tarihinde
                     Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkmasıyla İstiklal Savaşı, fiilen başlamış (Yılmaz, 2007, 103-108),
                     Türkiye için yeni yüzyıllık sürecin ilk adımları atılmıştır. İstiklal Savaşı yılları, özellikle tüm halkı
                     derinden  etkilemiş,  askeri  mücadeleden  öte,  bir  milletin  her  kademeden  ferdinin  istiklal
                     mücadelesiyle seferberlik halini almıştır.
                            Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş dönemini yakından takip etmiş fikir adamı  Celal Nuri
                     İleri,  “Taç Giyen Millet” isimli eserinde  20. yüzyılın ilk yıllarını  şöyle izah etmektedir.  “1908
                     yılından itibaren yurdumuzda, 1914 senesinden itibaren bütün dünyada, cihan tarihinde görülmemiş
                     inkılaplar  başladı.  Haritalar  değişti…”  (İleri,  2008,  9).  Bu  haritaların  değişmesini  benliğinde
                     hissetmiş Osmanlı Devleti, ciddi toprak kayıpları vererek, çeşitli antlaşmalarla köşeye sıkıştırılmak
                     istenmiştir.  Konunun  fazla  dağılmaması  adına,  burada  bu  antlaşmaların  ve  toprak  kayıplarının
                     detayına girilmeyecektir. Ancak konuyla ilintili olduğu düşünülen bir  antlaşmanın anekdotunun
                     burada aktarılmasında fayda vardır.
                            Lozan  müzakerelerinde,  Trakya  toprakları  ve  özellikle  Edirne  için  büyük  mücadeleler
                     verilmiştir. Edirne’nin tapusunun kendilerine ait olduğunu öne süren batılı siyasilere, baş delege
                     İsmet  Paşa,  müzakereler  devam  ederken  şu  karşılığı  vermiştir:  “Edirne’nin  tapusunun  mührü
                     Selimiye Camiidir” (Güler ve Akgül, 2008, 44). Sembolik ve metaforik anlamda bu camii, Osmanlı
                     Devleti döneminde yapılan en önemli sanat harikalarından biri olmasının yanında, aynı zamanda
                     Osmanlı Devleti baş mimarı Mimar Sinan’ın ustalık eseridir. Dolayısıyla Avrupa’ya açılan bu kadim
                     şehrimizin,  Osmanlı için ne  denli bir öneme sahip olduğunun altının çizilmesinde yarar vardır.
                     Rumeli  topraklarında  Osmanlı  hakimiyetini  perçinleyen  bu  eser,  aynı  zamanda  Türk  sanatının
                     önemli yapıtlarından biri olarak külliye şeklinde inşa edilmiştir.
                            Bu  günleri  şairler,  yazarlar,  aydınlar  makalelerinde,  eserlerinde  çok  dramatik  ifade
                     etmişlerdir. Halide Edip Adıvar’ın oldukça etkili romanı “Ateşten Gömlek” işgal yıllarının, halkın
                     milli mücadele kavramının tasvir edildiği önemli yapıtlardan biridir. İzmir’in işgaliyle başlayan
                     hikâye, Türk insanının istiklal mücadelesini anlatmaktadır.  Ressam Avni Lifij, bu işgal yıllarını
                     özellikle İzmir’in işgalini unutamamış, yıkılan, harap edilen köylerini tasvir ettiği “Karagün” isimli
                     eserinde betimlemiştir. Bu eserde, yıkılan harabelerin arasında, çırılçıplak soyularak öldürülmüş bir
                     anne, yanında beşik ve içinde bebeğinin cesediyle, oldukça etkili bir anlatımla o kara günlerin tasviri
                     yapılmıştır. Osmanlı Devleti son yıllarında, yazarına, aydınına, sanatçısına özgür ortam sağlamış,
                     kültür sanat politikasını bu yönde geliştirmeye özen göstermiştir.





























                             Görsel 1. Avni Lifij, Karagün, tüyb, 93x118 cm, Ankara Resim ve Heykel Müzesi, 1923
                                                     Kaynak: (Anonim, t.y.,67).





                                                           149
   180   181   182   183   184   185   186   187   188   189   190