Page 188 - Milletlerarası Sempozyum Bildiri Kitabı
P. 188

sanat eğitimi verilmesinin önü açılmıştır. Bu geliştirme çabaları Atatürk’ün ölümünden sonra da
                     devam etmiş, toplumsal anlamda sanattan anlayan bireylerin sayısı hızla artmıştır (Canlı, t.y., 52).
                     Atatürk’ün işaret ettiği muasır medeniyetler seviyesi, sadece teknolojik veya sanayi alanında değil,
                     kültür ve sanat alanında da mümkün olan en üst seviyeye ulaşmaktır düşüncesiyle, müstakil sanat
                     okullarının  sayısının  artması,  sanatçıların  çeşitli  burslarla  yurtdışına  gönderilmesi  ve  teşvik
                     edilmesi, dönemin sanat politikasının göstergesi niteliğindedir.
                            Milli  şuurun  yüksek  önemle  üzerinde  durduğu  konulardan  biri  milli  değerlerin  önemli
                     kültür  varlıkları  olarak  ebedileştirilecek  bir  anlayışla  korunması  ve  yenilenmesidir.  Dolayısıyla
                     Cumhuriyet  döneminde  Anadolu’daki  tarihi  yerlerin  kayıt  altına  alınması  için  ressamların
                     Anadolu’ya  gönderilerek  buradaki  kültür  varlıklarını  resmetmeleri  beklenmiştir.  Bu  kapsamda
                     Anadolu sergileri adı altında bir dizi sergi açılmıştır.
                            Anadolu sergilerinin başlıca merkezi, Ankara olmuştur. Bu şehir, kısa zamanda başkent
                     olmasının  verdiği  güçle,  bürokrasinin  kalbi  konumunda  bulunmasıyla,  açılan  sergilere  devlet
                     büyüklerinin yüksek katılımına şahit olmuştur. Atatürk’ün sergilerin çoğunun açılışlarına katılarak,
                     kamu binaları için resim satın alınmasıyla, ressamlara maddi ve manevi anlamda büyük desteği
                     olmuştur. Atatürk, aynı şekilde ressamların desteklenmesi için eserlerinin satın alınmasını, diğer
                     devlet  görevlilerine  de  işaret  etmiş  (Büyükişleyen,  t.y.,  38-39),  Ankara  Resim  Heykel  Müzesi
                     Koleksiyonu’nun oluşmasının temelleri atılmıştır. Sanat alanında yapılan bu hareketler, sanatçıları
                     motive  etmiş,  eser  üretme  motivasyonlarına  katkı  sağlanmış,  daha  duyarlı  ve  bilinçle  hareket
                     etmelerine  vesile  olmuştur.  Ünlü  ressam  Elif  Naci  bir  yazısında,  1923-1933  yıllarına  ait
                     izlenimlerini şöyle aktarmaktadır;
                            “1927’de açılan dördüncü Ankara sergisini biletle bin beş yüz kişi ziyaret etmiştir. Biletsiz
                     olarak sergiyi gezenler ve öğrencilerle birlikte, iki bin beş yüz ziyaretçi sergiyi gezmiştir. Sergiden
                     otuz dört tablo satın alınmıştır. Maarif Vekaleti ve Meclisin satın almış olduğu tabloların bedeli
                     toplamda üç bin lirayı bulmuştur. Ressamlara ve resimlere büyük rağbet olmuştur…”  (Naci, 1933,
                     10-15).
                            Ahmet Muhip Dıranas, milli karakteristik tarzın Cumhuriyet Dönemi Türk sanatının genel
                     özelliği  olduğunu  belirtmiş,  idealist,  yerel  ve  ulusal  bir  resim  anlayışının  ülkenin  her  yanına
                     yayılarak özümsenmesi gerektiğinin altını çizmiştir. Şairin ifade ettiği en önemli kavram, milli ve
                     karakteristik  bir  sanat  anlayışıdır.  Dıranas’ın  ilham  kaynağı  olarak  düşünülen  Ahmet  Hamdi
                     Tanpınar’ın  da  sanat  felsefesinin  önemli  bölümünü,  kendi  kültürel  kaynaklarından  beslenen
                     sanatçılar oluşturmaktadır. Yerel unsurları, Batılı anlayışa uygun  olarak tanzim etmek görüşünü
                     paylaşmıştır (Tunalı, 1965, 3). Cumhuriyetin en önemli kazanımlarından biri olan millilik anlayışı,
                     yurtta yaşayan her ferdin amaç ve ilkesi olmalıdır.
























                             Görsel 4. Halil Dikmen, İstiklal Savaşı’nda Mermi Taşıyan Kadınlar (Kurtuluş Savaşı),
                                     tüyb, 137x245 cm, Ankara Resim ve Heykel Müzesi, 1933
                                                     Kaynak: (Anonim, t.y., 79).

                            Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu iradesi, ilk yıllarda sanat politikasını tamamen millilik
                     üzerine belirlese de sanatçıların özgür ortamda eser ürettiklerini söylemek mümkündür. 1926 tarihli
                     yayınlanan  kararnameyle  düzenli  sergiler  açılması,  bu  sergilerin  özellikle  Ankara’da  açılması,





                                                           152
   183   184   185   186   187   188   189   190   191   192   193