Page 465 - Milletlerarası Sempozyum Bildiri Kitabı
P. 465

Görsel. 8 Edvard Munch, "Çığlık", 1893, KÜTB, 91 cm × 73,5 cm
                            (https://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87%C4%B1%C4%9Fl%C4%B1k_(tablo).

                            Deformasyonda "abartı" oranının dozunu ve kıvamını ustaca ayarlayan başka bir ressam
                     ise Edvard Munch'tur. Munch, günlüğüne şöyle yazmıştır: "Okuyan erkeklerle yün ören kadınların
                     bulunduğu iç mekânlar yapmaktan vazgeçmeliyiz. Biz, yaşayan insanların, soluk alan, hisseden,
                     acı çeken ve seven insanların resmini yapmalıyız." Deformasyon ögesinin önemini kanıtlayan en
                     güzel örnek eserlerden biri de Munch'un 1893 yılında, yapmış olduğu "Çığlık" adlı yapıtıdır. Bu
                     eser karton üzerine tempera ve kazein tekniğiyle yapılmıştır (Eczacıbaşı Sanat Ansikopedisi, 1997.
                     Cilt 2, s.1308). Çığlık, sanat tarihinde önemli bir yere sahiptir. Bu tablo, modern sanatın en ikonik
                     ve tanınmış eserlerinden biri olarak kabul edilir. Bu eser, zamanının geleneksel sanat anlayışına
                     meydan okumuş ve modern sanatın gelişimine önemli bir katkı sağlamıştır. Bu nedenle "Çığlık",
                     sadece bir tablo olarak değil, aynı zamanda modern sanatın tarihsel kilometre taşı olarak da kabul
                     edilir.
                            "Bütün çizgiler, resmin odak noktasına, yani çığlık atan başa doğru gidiyor gibi. Sanki
                     tüm  sahne,  o  çığlığın  acısına  ve  heyecanına  katılıyor.  Çığlık  atan  kimsenin  yüzü  gerçekten
                     karikatür gibi çarpıtılmış. Fal taşı gibi açılmış gözler ve oyuk yanaklar, kafatasını anımsatıyor.
                     Korkunç  bir şeyler  olmuş  mutlaka  ve  resmi  daha  da  rahatsız  edici yapan  bu  çığlığın  nedenini
                     hiçbir zaman bilmeyecek olmamız" (Gombrich, 2015, s.564). Munch, eserinde bireyin iç dünyasını
                     ve onu etkileyen dış etkenleri ele almış, kendi yaşamından gelen kaygı ve depresyonu, içindeki
                     isyanı,  yaşadığı  toplumsal  değişimleri,  aile  hayatındaki  sorunları  ve  kayıpları  bu  eserine
                     yansıtmıştır. Çığlık, bu yüzden tarihin en ikonik eserlerinden biri olarak kabul edilir.

                            Deformasyon ve Stilizasyon İlişkisi
                            Deformasyon ve stilizasyon arasında diyalektiksel bir ilişkinin olduğunu söylemek yanlış
                     olmayacaktır.  Deformasyon  kavramı  kendi  içinde  stilizasyonu,  stilizasyon  ise  deformasyonu
                     barındırır. Hem benzerlikleri hem de farklılıkları vardır. Stilizasyon; nesneyi gereksiz ayrıntılardan
                     kurtararak kendine özgü sadeleştirme, yalınlaştırma ve üsluplaştırma işlevi yaparken deformasyon
                     anlamı güçlendirme görevini üstlenir. İkisinin bir arada olmasıyla içerik daha da güçlenmiş olur.
                     Stilizasyon,  “Bitki  veya  hayvanların  doğadaki  biçimlerinin  şematikleştirilip,  yalınlaştırılarak
                     betimlenmesi” anlamına gelir (Sözen ve Tanyeli, 2005, s.247). Cezanne’a göre doğayı okumak,
                     uyumu gizleyen görünmez örtüyü kaldırıp, altında olanları tanımlayabilmek demektir. Resmin iç
                     mantığı  ile  uyumlu  bir  biçim  yaratma  kaygısı  olan  sanatçının,  adeta  bir  halı  motifi  dokur  gibi
                     renkleri yan yana getirerek stilize etmektedir (Boztunalı, Başbuğ, 2017, 153). Turani ise şu şekilde
                     tanımlamıştır:  Stilizasyon,  nesnelerin  karakterlerini  kaybettirmeden,  yalınlaştırarak  şematik
                     biçimlere  dönüştürmektir  (Turani,  1998,  s.144).  Stilizasyonda  amaçlanan  şey,  stilize  edilmiş
                     formları  değerli  hâle  getirmek  değildir;  stilize  edilmiş  biçimler  üzerinden  stilizasyonun  taşımış
                     olduğu  düşünceyi  ve  onun  kapsamında  olan  içeriğin  ifadesini  değerli  hâle  getirmektir  (Baysal,
                     2021).





                                                           429
   460   461   462   463   464   465   466   467   468   469   470