Page 463 - Milletlerarası Sempozyum Bildiri Kitabı
P. 463
Gogh, gözüyle gördüğü şekilde değil, aklıyla gördüğü şekilde kiliseyi resmetmiştir. Gerçek
görüntüyü bozmuş, deforme etmiştir. Sadece biçimi bozmakla yetinmemiş, aynı zamanda renk
konusunda da gerçeğe bağlı kalmayarak biçimlerin renklerini de deforme etmiş, perspektif
ilkelerine de bağlı kalmayarak, perspektifte de deformasyon yapmıştır. "Van Gogh heyecanlarını
boyalarıyla saçan çılgın bir dahiydi. Mektupları ise onun gelmiş geçmiş en titiz, ne yaptığını bilen
ressamlardan biri olduğunu kanıtlar" (Lynton, 2015). "Auvers'deki Kilise", Van Gogh'un o
dönemki izlenimci tarzını yansıtan bir eserdir. Sanatçı, kiliseyi yoğun, kalın fırça darbeleriyle ve
canlı renklerle betimlemiştir. Resimde gökyüzünün mavi tonları, yeşil çimlerin parlaklığı ve
güneşin ışığı, kilisenin çatısının turuncu tonlarına karşı kontrast oluşturmuştur. Ancak, resimdeki
kilise sıradan bir kilise değildir. Van Gogh, kiliseyi kendi tarzında yeniden yorumlamıştır. Kilise,
yıkık dökük, deformasyona uğramış ve tuhaf bir şekilde bozuk durmaktadır. Kilisenin çatısı ve
penceresi, sanatçının iç dünyasındaki karanlık ve karamsar duygularını yansıtır. Ayrıca, resimdeki
çatı ve kilisenin yapısı, sanatçının kullandığı perspektif nedeniyle de tuhaf bir görünüm
kazanmıştır. Bu resim, sanatçının zihinsel sağlık sorunları ve iç dünyasındaki duyguları hakkında
bize ipuçları da sunar. Bu resim, adeta Van Gogh'un kaotik, çalkantılı iç dünyasını bildirimini
taşımaktadır. Bir başka deyişle bu resim, sanatçının iç kıpırtısının tuvalde biçim bulmuş hâlidir. Bu
resim hem karamsar hem de coşku ve hayat doludur.
Görsel. 5 Saint-Pierre Kilisesi, Auvers-sur-Oise, Paris
Görsel. 6 Vincent Van Gogh, "Auvers'deki Kilise", 1890, TÜAB, 74 cm × 94 cm
(https://tr.wikipedia.org/wiki/Auvers%27deki_Kilise, erişim tarihi: 02.05.2023).
"Gerçek şu ki, nesneler hakkındaki duygularımız, onları görme ve dahası biçimlerini hatırlama
şeklimizi etkiler. Hepimiz, aynı yerin, mutlu ya da üzgün olmamıza göre ne kadar farklı
göründüğünü yaşamışızdır" (Gombrich, 2015, s.564).
Deformasyon ve Abartı İlişkisi
Deformasyon ile karikatür arasında çok ince bir çizgi vardır. Her iki öge de ifadeyi
güçlendirmek için abartıyı kullanır. Resim sanatında “abartmak” dengesi önemlidir. Bu denge
aşıldığında resim, karikatüre dönüşerek ağırlığını yitirebilir. Deformasyon ile karikatür arasındaki
farklılık (nitel) ve benzerlik (nicel) olgusunu, su ve buhar arasındaki diyalektik ilişkiyle
gösterilebilir. Su, sıfır ila yüz derece arasındaki sıcaklıkta sıvı hâlde bulunur. Yüz derecenin
üzerine çıkarıldığında niteliği değişerek buhara dönüşür. Su ve buhar arasındaki nitel farklılık,
nicel değişimin dozuyla ilgilidir. Aynı şekilde abartının dozu, sanatçının çizimini, resim yapıtına
ya da karikatüre dönüştürebilir.
427

