Page 551 - Milletlerarası Sempozyum Bildiri Kitabı
P. 551

Hazırlık Çalışmaları
                            Derleme sürecinin ilk esnasında beş sayfalık bir “Derleme Usul ve Esaslar” başlığı altında
                     derlemenin  amaç  ve  süreçlerini  ayrıntılı  bir  şekilde  düzenledim.  Teknik  malzeme  olarak  neler
                     gerektiğini tespit edip teminini TRT’nin farklı daireleri aracılığıyla sağladık. Kameraların ve ses
                     kayıt cihazlarının yurt dışından getirilmesi sebebiyle bu süreç dahi uzun zaman aldı. Derlemenin
                     çok verimli olabilmesi adına derlemeyi gerçekleştirecek kişilerin tespitinde özellikle ilgili şehirlerde
                     doğup büyüyen kişilerden olması gerektiğine dikkat ettik. Eğer o şehirde yetişmiş kişiler yoksa o
                     yörenin  türkü  veya  folkloru  hakkında  araştırma  yapmış  veya  bir  eser  ortaya  koymuş  kişilerin
                     bölgeye  gönderilmesi  için  özen  gösterdik.  Doğaldır  ki  türkü  derlemesi  için  derleme  ekibini
                     çoğunlukla TRT’nin Türk halk müziği sanatçılarından oluşturduk. Bu oluşumları gerçekleştirirken
                     birbirleriyle anlaşabilen kişileri biraraya getirmeye dikkat ettik.
                            Derleme ekiplerini en az bir akademisyen (Türkü Halk Bilimi veya Halk edebiyatı vb.), bir
                     araştırmacı veya uzmanla birlikte bir veya iki alan uzmanı (Yerel rehber) ile donattık. TRT’nin
                     tecrübeli bir halk müziği sanatçısı ekip sorumlusu olarak yanına mutlaka biri kadın olacak şekilde
                     iki donanımlı sanatçı eklemledik. Bir de süreçte tecrübe kazanması ve ustalarına yardımcı olması
                     düşüncesiyle bir genç halk müziği sanatçısı koyduk ve böylece beş ile sekiz kişiden oluşabilen
                     ekipler topluluğu hazırladık. Sekiz ile dağılacak ekipler topluluğundan birisi de Elazığ’ın kuzey
                     bölgelerinde ve Tunceli ağırlıklı derlemeler yapmak üzere 12 gün sürecek derleme çalışması için 9
                     Eylül 2019 tarihinde çalışmamız başladı.

                            Tunceli’ye Varış
                            Tunceli  derlemelerinde  İstanbul  Radyosu  Türk  halk  müziği  sanatçılarından  Adile  Kurt
                     Karatepe, Zafer Daştan, Dünya Tekin ile birlikte Sakarya Üniversitesi Konservatuvarı öğretim üyesi
                     Yrd. Doç. Dr. Mahir Mak, ben ve yerel rehberler bulunmaktaydı. Derleme ekibinin konaklama yeri
                     Elazığ idi. Ben Malatya derleme ekibiyle çalıştıktan  sonra Tunceli ekibiyle Elazığ’da buluştuk.
                     Sabah erkenden ekip arabasıyla Tunceli’ye hareket ettik. Elazığ’dan Tunceli’ye en kısa yol Harput
                     ile Pertek arasındaki baraj gölünden gider. Baraj gölü üstünde çalışan hem yayalara hem de arabalara
                     hizmet veren bir vapur bulunmaktadır. Vapur yaklaşık 45 dakikada bir kalkmakta. Vapurun bir
                     kıyıdan karşı kıyıya varması 20-25 dakika sürmekte. Vapur üzerinden bir yandan Tunceli diğer
                     yandan  Harput  yamaçlarını  doyasıya  seyrederek  geçtik.  Pertek’te  doğup  büyümüş  olan  Mahir
                     Hoca’dan yöre hakkında ayrıntılı bilgiler aldım. Bu yörede iki yıl kadar görev yaptığım için genel
                     bilgi vardı zaten. Ancak Mahir Mak’tan yörenin gelenekleri ve diğer özellikleri hakkında daha fazla
                     bilgi edindim.

                            Derleme Çalışması Başlıyor
                            Pertek yöresindeki derlemememizi sonraki günlere bırakıp kısa süreli kaynak araştırması
                     ve belirlemesinden sonra Tunceli ile Hozat arasında bulunan bir köye doğru yola koyulduk. Yörede
                     kısmen de olsa tanınmış bir türkü kaynağının köyüne gidiyorduk. Köy Tunceli ile Hozat ilçesinin
                     tam da orta yerindeydi. Köyde bizi çok iyi karşılayan son derece güzel, âdeta İstanbul’da yaşayan
                     hanımlar  gibi  giyinmiş,  nazik  tavırlı  ve  İstanbul  Türkçesi  ile  konuşan  gayet  modern  hanımlar
                     karşıladı bizi.  Yamaçtaki evin önünde etrafta hayli büyük, etrafa serpilmiş ağaçlardan birisinin
                     altına oturdu. Yörenin insanı olması sebebiyle Mahir Mak Hoca derlemeyle ilgili gerekli her türlü
                     girişimlerde bulundu.  Türkü kaynağı hanım, bilgili, okuyup  yazan birisiydi. Bizim kendisinden
                     derleyeceğimiz  türküleri  yayınlayabilmemiz  için  kendisine  imzalatmamız  gereken  belgeyi
                     okuyunca türkü söylemekte bir hayli tereddüt gösterdi. Her ne kadar durumu açıklamaya çalıştıysak
                     da hanım, avukatına danışıp türkü vermekte çekingen kalınca biz de zaman kaybetmemek üzere
                     çabucak toplanı Hozat’ta yapacağımız derleme için tekrar yola koyulduk.
                            Köyden birkaç kilometre sonra bir mezarlık önünde durduk. Bu mezarlık taşları saz çalan
                     âşık  figürleri  ve  koç  figürleriyle  doluydu.  Mezarlığı  gezip  fotoğraflar  çektirdik.  Yöre  halkına
                     sorduğumuz  zaman  “Biz  Horasan’dan  gelmişiz.”  dediler.  Bilindiği  gibi  Tunceli’de  yaşayan
                     insanların çoğunluğu Alevi-Bektaşi geleneğine sahiptir. Bu sebepledir ki halk da sözlü gelenekte
                     kökenlerinin İç Asya’ya dayandığını yaşatmaktadır. Bizler de böylece merakımızı giderdikten sonra
                     Hozat’a gittik. Hozat’taki türkü kaynağımıza sonraki gün derlemeye geleceğimizi bildirip Kuzeye,
                     Ovacık yönüne yola koyulduk.

                            Hozat Yaylasında Türkü Derlemek
                            Hozat’ın yaylasında çadır kurmuş bal, süt, peynir, yün vs. üreten bir türkü kaynağının
                     mekânına  uğradık.  Türkü  derleyeceğimiz  kişi  yazın  yaylaya  çıktığı  için  köyünde  değildi.  Bizi
                     bulunduğu yaylaya davet etti. Yol, Hozat’tan Ovacık’a giden çok dolambaçlı ama asfalt bir yoldu.
                     Bizim türkü kaynağımızın yaylası, Ovacık’a giden asfalt yoldan üç dört km içerdeydi. Toprak yolda





                                                           515
   546   547   548   549   550   551   552   553   554   555   556